KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/17887 E., 2016/6557 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2016
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM VE ECRİMİSİL
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda; yerel mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, 321 ada 3 parsel sayılı taşınmazı 10.07.2013 tarihinde satın alarak kayıt maliki olduğunu, davalı siteye ait trafonun dava konusu taşınmaz içinde bulunduğunu, trafonun kaldırılması için gönderilen ihtarnameden sonuç alınamadığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili, trafonun 30 yıl önce dava konusu taşınmaz malikinin rızası ile kurulduğunu, trafodan sağlanan elektriğin davalının yanında, dava konusu taşınmazın maliki tarafından da kullanıldığını, kötüniyetli olmadıklarını, trafonun kaldırılması için işlemlere başlanıldığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesi ile elatmanın önlenmesi ve yıkım taleplerinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, elatma olgusu haksız eylem niteliğinde olup, bunu gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişi aleyhine davanın açılması gerekmektedir. Site Yönetiminin tüzel kişiliği yoktur. O halde, davada taraf ehliyetinin varlığından söz edilemez.
Hâl böyle olunca, 6100 Sayılı Yasanın 50. maddesi hükmü uyarınca davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/17887, K. 2016/6557, 30 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama