İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/18506 K.2016/11382

.....

Esas2014/18506Karar2016/11382Tarih22 Aralık 2016Okuma5 dk · 1.048 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2014/18506 E., 2016/11382 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Aralık 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.048 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

.....

Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil, tazminat ve alacak davası sonunda, yerel mahkemece davalı ...'un iyiniyetli 3. kişi olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, davalılar....hakkındaki tazminat isteğinin kabulüne, ispatlanamayan alacak talebinin reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat ve alacak isteklerine ilişkindir.

Davacı, devremülk almak istediği sırada kendilerini dava dışı .. . şirketinin bölge müdür ve müdür yardımcıları olarak tanıtan davalılar .... ile tanıştığını, davalılar aracılığıyla dava dışı şirketten iki adet devremülk hissesi satın aldığını, yine iki adet hisse almaları için davalılara elden 13.900 TL karşılığı Euro ve 780,00 Euro verdiğini, akabinde davalıların telkini ile maliki olduğu taşınmazları satıp dava dışı şirketten devremülk almak amacıyla davalılardan ....

22.06.2011 tarihinde vekil tayin ettiğini, daha sonra yaptığının doğru olmadığını düşünerek 30.06.2011 tarihli azilname ile vekil .... vekillikten azlettiğini, ancak davalı ...'in vekâlet ilişkisini kötüye kullanarak dava konusu 943 ada 7 parsel sayılı taşınmazını 29.06.2011 tarihinde eşi olan davalı ...'ye, onunda mal kaçırma kastıyla el ve işbirliği içerisinde olduğu diğer davalı ...'a 28.07.2011 tarihinde trampa suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek 943 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline,

mümkün olmaz ise vekalet ilişkisinin kötüye kullanılması sebebiyle taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli olarak 60.000-TL'nin (ıslahla .125.000-TL) davalılardan .... tahsiline, ayrıca davalılara verilen 13.900 TL ile 780,00 Euro'nun dava tarihindeki karşılığının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılardan .... davaya cevap vermemiş, diğer davalılar iddiaların yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalı ...'un iyiniyetli 3. kişi olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, davalılar ..... hakkındaki tazminat isteğinin kabulüne, ispatlanamayan alacak talebinin reddine karar verilmiştir.

./..

Dosyaya getirtilen kayıtlardan, çekişme konusu 943 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 500/2992 payı davacı adına kayıtlı iken davalı vekil Bahtişen'e verilen 22.06.2011 tarihli vekaletname kullanılmak suretiyle 29.06.2011 tarihinde davalı vekil .... anılan payı davalı eşi .... satış suretiyle temlik ettiği, davalı ...'nin de 28.07.2011 tarihinde davalı ...'un paydaşı olduğu 2599 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 250/2801 pay karşılığında dava konusu taşınmazdaki payı trampa suretiyle davalı ...'a devrettiği, davalı ...'nin trampa karşılığı devraldığı 2599 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 250/2801 payı hemen ertesi günü 29.07.2011 tarihinde dava dışı .... satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.

Davacı, davalılar .... ve .... elden 13.900.-TL ve 780.00 Euro verdiğini ileri sürmüş isede bu iddia ispat edilemediğinden alacak isteği bakımından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.

Davacı vekilinin tapu iptali ve tescil isteği bakımdan temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekâlet aktini düzenleyen hükümlerine göre, vekâlet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

6098 s. Türk Borçlar Kanununda (....) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s. Borçlar Kanununun 390.) maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.

Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.

Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.

(TBK'nin 504/1) Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin son fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Bu sorumluluk BK'de daha hafif olan işçinin sorumluluğuna kıyasen belirlenirken, TBK'de benzer alanda iş ve hizmetleri üslenen basiretli bir vekilin sorumluluğu esas alınarak daha da ağırlaştırılmıştır.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi 4721 s. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz. ../...

Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, TMK'nin 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; vekil .... ile davalı ...'nin karı koca oldukları, taşınmazın gerek satış gerekse trampa suretiyle devredildiği tarihlerde belirlenen gerçek değeri ile akitlerde öngörülen değerler arasında aşırı fark bulunduğu, ikinci el konumundaki davalı ...'un trampa suretiyle davalı ...'ye 28.07.2011 tarihinde devrettiği 2599 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 250/2801 payın, davalı ... tarafından hemen ertesi günü 29.07.2011 tarihinde satış suretiyle dava dışı .... devredildiği, anılan şahsın davalı ... ile akraba olduğunun davalı ...'un de kabulünde olduğu,

taşınmazın satış değeri ile gerçek değeri arasında açık ve aşikar fark, temliklerin kısa aralıklarla gerçekleştirilmesi gözönünde bulundurulduğunda davalı vekilin davacıyı zararlandırma kastıyla davalı eşi .... ile birlikte el ve işbirliği içinde hareket ettiği, ikinci el konumundaki kayıt maliki davalı ...'un bilen ve bilebilecek kişi konumunda bulunduğu iyiniyetli kabul edilemeyeceği ve Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı açıktır.

SONUÇ / HÜKÜM

Hâl böyle olunca, davadaki ilk istek olan tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/18506, K. 2016/11382, 22 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/18506
Karar No
2016/11382
Tarih
22 Aralık 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/18507 K.2016/15171
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/18531 K.2016/11084
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/18531 K.2016/9914
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/18535 K.2016/15172
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/18539 K.2016/14970
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/18558 K.2016/15175

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.