KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/1880 E., 2015/2009 K.·Mahkemesi : Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2015
- Tarihi
- 10/10/2013
- Numarası
- 2012/525-2013/316
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar bir kısım davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, dava konusu 448 ada 35 parselde yer alan ve kooperatif tarafından yapılan bağımsız bölümlerin çekilen kura sonucu 1998 yılında kabası bitirilmiş şekilde teslim edildiğini, ince işçiliklerinin daire sahipleri tarafından zevkine ve parasal olanaklarına göre yapıldığını, bilahare taşınmazların kapı numaralarının mimari projeye aykırı şekilde çapraz olarak yanlış yazıldığının anlaşıldığını, kura çektiği, şerefiye ödediği, işçiliğini kendisinin yaptığı ve 15 yıldır kullandığı 3 nolu dairenin tapu kaydında 1 nolu daire buna karşın davalıların kullandıkları 1 nolu dairenin ise 3 nolu daire olarak kayıtlı olduğunu ileri sürerek taşınmazların bağımsız bölüm numaralarının olmadığı taktirde malik hanelerinin düzeltilmesini istemiştir.
Davalılar, kooperatif yönetiminin daire kapı numaralarını yanlış monte ettiğini, tapu kaydında hata bulunmadığından hatalı kullanımın tapu kaydına uygun hale getirilmesi gerektiğinden kayden maliki oldukları 1 nolu bağımsız bölümü kullanmak istediklerini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, tapu kaydındaki bağımsız bölüm numaralarının kat mülkiyetine esas projeye uygun hale getirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 448 ada 35 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan C Blok, 3 nolu bağımsız bölüm tapu kaydının bağımsız bölüm numarasının 1 olarak, aynı yer 1 nolu bağımsız bölüm tapu kaydının bağımsız bölüm numarasının 3 olarak düzeltilmesine ve tapuya bu şekilde tesciline karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 443 ada 35 parselde yer alan C blok 3 nolu bağımsız bölümün müstakilen davacı; aynı yer 1 nolu bağımsız bölümün de davalılar adına kayıtlı olduğu ve tapu kaydında “12/12/2011 tarihli rapora göre bu bağımsız bölümün projede belirlenen bağımsız bölüm no ile fiili kullanımı uyumsuzdur” şerhi bulunduğu,
taşınmazların 1998 yılında kura sonucu ferdileştirilerek taraflar adına tescil edilmesinden sonra kapı numaralandırılmasının yanlış yapılması nedeniyle tapu kaydında 3 nolu olup kapısında 1 nolu yazan yerin fiilen davalılar, tapu kaydında 1 nolu olup kapısında 3 nolu yazan yerin de fiilen davacı tarafından kullanıldığı, 2012 yılında dava dışı bir kısım kat malikleri tarafından tapu müdürlüğüne başvurularak mimari proje üzerindeki bağımsız bölüm numaraları düzelttirilerek proje üzerine de şerh verildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarıyla, tapu kaydı ve mimari projenin birbirne uygun olduğu ancak kapı numaralandırmasının tapu kaydı ve mimari projeye aykırı yapılması nedeniyle tarafların fiilen aslında kendilerine ait olmayan bağımsız bölümleri kullandıkları anlaşıldığına göre aslolanın mimari proje ve buna uygun tapu kaydı olduğu gözetilerek uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilip çözüme kavuşturulması gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olayda, mimari proje ve tapu kaydının birbirine uygun olup bu durum mahkemenin ve tarafların da kabulünde olduğundan, kişisel veya ayni bir hakkı olmadığı halde yanlış bağımsız bölümü kullanan davacının açtığı eldeki davanın dinlenme olanağı yoktur. Ne var ki, kapı numaralandırılmasının yanlış yapılmasında ve hatalı kullanımda tarafların bir kusurunun bulunmadığı ve iyiniyetli zilyet oldukları saptandığına göre davacının, ayrı bir dava ile yaptığı zorunlu, faydalı masrafları ve bu kapsamda ödediği şerefiye bedelini talep hakkı bulunduğu da açıktır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/1880, K. 2015/2009, 11 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama