İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/1937 K.2015/76

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, ipoteğin fekki-tazminat davası sonunda yerel mahkemece asıl ve birleşen davalarda tapu iptal ve tescil isteminin reddine, bir kısım davalılar yönünden husumet nedeniyle davanın reddine,…

Esas2014/1937Karar2015/76Tarih12 Ocak 2015Okuma6 dk · 1.120 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2014/1937 E., 2015/76 K.·Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ocak 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.120 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, ipoteğin fekki-tazminat davası sonunda yerel mahkemece asıl ve birleşen davalarda tapu iptal ve tescil isteminin reddine, bir kısım davalılar yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, tazminat istemine ilişkin olarak davalı ... hakkında açılan davada yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine ilişkin olarak verilen karar davacılar ve davalı... vd. vekilleri tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Asıl ve birleşen davalar, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, ipoteğin fekki; olmadığı takdirde tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davalı .... ve Tapu Müdürlüğü hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı... hakkında açılan davanın İdari Yargının görev alanına girmesinden dolayı mahkemenin görevsizliğine, kötü niyetli oldukları kanıtlanamadığından diğer davalılar yönünden asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu... ada, 34 parsel ile ...ada, 1 parsel (ifrazla ...ada 132, 133, 134 parsel) sayılı taşınmazların davacılar ve bir kısım davalıların mirasbırakanı...adına kayıtlı iken, izaleyi şuyuu sonucu ... Satış Müdürlüğü'nün 1995/91 sayılı dosyası ile 15.01.1996 tarihinde yapılan ihalede davalılar...'e satıldığı, 22.01.1996 tarihinde ihalenin feshi için ....

Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan 1996/63 Esas sayılı davanın reddedildiği, kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nce bozulması üzerine yapılan yargılamada aynı mahkemenin 1997/331 E-1998/69 K sayılı kararı ile ihalenin feshine karar verildiği, kararın Yargıtayca onanarak 08/04/1999 tarihinde kesinleştiği, Yazı İşleri Müdürü ve Hakim tarafından ihalenin feshi davasının sonucu beklenmeden ihale kesinleştirilerek alıcılar adlarına tescili için 06.02.1996 tarihinde ...ne yazı yazıldığı, alıcıların da taşınmazları adlarına tescil ettirdikleri, davacıların;

davalılar .... ile ....'ün akrabalık ilişkisi olduğunu ve ...'ün adına kayıtlı taşınmazların tamamını hakkında çok sayıda icra takibi bulunması nedeniyle alacaklılardan mal kaçırmak için bildiklerine ve tanıdıklarına devir ve temlik ettiğini, dava konusu taşınmazların da ihale feshedilmeden adına tescil edildiğini, yolsuz tescili bildiğini, taşınmazları devretmeden önce Banka kredisi alarak ipotek koydurduğunu, ipotekli olarak muvazaalı şekilde temlikler yaptığını,

alıcıların da bu durumu bilerek düşük bedelle taşınmazları devraldıklarını ileri sürerek öncelikle kayıt maliki davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline ve taşınmazlar üzerinde bulunan ipoteğin fekkine, aksi halde davalı .... aleyhine tazminata karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır.

Gerçekten; davalılar... adına oluşan tescilin dayanağı olan ihale iptal edildiğine göre tescilin yolsuz duruma düştüğü ve taşınmazları...'den edinen kişilerin kötü niyetli olmaları halinde tapunun iptal edileceği kuşkusuzdur.

Ne var ki, mahkemece son kayıt maliklerinin iyi niyetli olup olmadıkları konusunda hükme yeterli bir araştırma yapılmış değildir.

Hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ileride kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla 4721 s. Türk Medeni Kanununun (TMK) 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989., tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Öte yandan, bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise, bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır. İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke TMK'nin 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin 1. fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse, diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle, yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle, "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı” ilkeleri 8.11.1991 tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşler de aynı doğrultuda gelişmiştir.

Somut olaya gelince; mahkemece dinlenen davacı tanıkları dava konusu taşınmazların halen ilk eller... tarafından kullanıldığını bildirmişler, davalı tanıklarından bir kısmı sadece davalı Şahin'in edindiği taşınmazı kullandığını beyan etmişler, mahkemece iki kez keşif yapılmış olmasına rağmen taşınmazların kimin kullanımında olduğu tam olarak açıklığa kavuşturulmadan ve bu çelişki giderilmeden sonuca gidilmiştir.

Ayrıca, yaptırılan kolluk araştırmasında davalı ... davalı ... tanıdığı, arkadaşının babası olduğu, davalı Mehmet ile ara malik Şükrü'yü tanıdığı davalı Şahin'in de inşaat-emlak işi ile uğraşmakta olduğu ve davalılar .... ve ... tanıdığı, davalı ... de ara malik ... ve davalı ... tanıdığı, ... ve ... uzaktan akraba oldukları, davalılar ..., ... ve ...'ın Üçtutlar mahallesinde oturdukları ve bu yerde tanındıkları tespit edilmiştir.

Ayrıca, davalı ... tanıklarının davalı .... tanıdıkları, tanık ..... nın, ... ile aynı iş merkezinde işyeri bulunduğu ve emlakçılık yaptığı, davalılar .... ile .... arasındaki tarla alış verişinde pazarlık yapılırken yardımcı olduğunu beyan ettiği;

tanık ...'in ise Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan ihale sırasında kendisinin de bulunduğunu, komşu olarak ihaleyi izleyeme geldiklerini, o zaman muhtar olmadığını, iki parça yerin ihale olduğunu, parçanın birini ..., büyük olanı da ... ile .... birlikte aldıklarını, sonra büyük olan parçayı aralarında böldüklerini, ...’in aldığı yerin ... isabet eden bölüm olduğunu beyan ettiği, getirtilen nüfus kayıtlarına göre davalı ... (evlenmeden önceki kaydı) ile ara malik ...'nun .... mahallesi nüfusuna kayıtlı oldukları görülmektedir.

Hal böyle olunca, son kayıt maliklerinin iyi niyetli olup olmadıklarının yukarıdaki ilkeler uyarınca araştırılması, öncelikle taşınmazların kim ya da kimler tarafından kullanıldığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması, kollukça yapılan araştırmada tespit edilen hususların değerlendirilmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken iyi niyet konusunda hükme yeterli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Kabule göre de, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından ve dava konusu edilen her bir parsel bakımından dava sebebi farklı olduğundan davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilen davalılar yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi hükmünün gözetilmemesi doğru olmadığı gibi, birleşen davaların ayrı dava olma özelliklerini korudukları dikkate alınmadan asıl ve birleşen davalar açısından davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Tarafların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/1937, K. 2015/76, 12 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/1937
Karar No
2015/76
Tarih
12 Ocak 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1937 K.2015/346
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1938 K.2015/347
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1939 K.2015/348
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1940 K.2015/349
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1941 K.2015/350
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1942 K.2015/351

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.