KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/19408 E., 2017/1351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2017
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, maliki oldukları 970 ( yeni 183 ada 26 ) parsel sayılı taşınmaza komşu taşınmaz maliki olan davalının taşkın yapı yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunu, yapılan sözlü uyarılara rağmen taşkın kısmın kaldırılmadığını ileri sürerek, davalının çekişmeli taşınmaza yönelik el atmasının önlenmesi ile tecavüzlü kısmın yıkımını istemişlerdir.
Davalı, iki katlı binasının davacının taşınmazına taşkın olmadığını, tam sınırda balkonunun bulunduğunu, ayrıca davaya konu balkonlu binasını kadastro geçmeden önce 1968 yılında yaptırdığını, taşınmazların kadastro öncesi tapusuz olduğunu, iyiniyetinin korunması gerektiğini, balkonun yıkımına karar verilecek ise 4721 sayılı MK’nun 725. maddesi uyarınca bedel karşılığında temliken tescil isteğinin olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin karar, Dairece; ‘’ Gerçekten de, tarafların malik oldukları taşınmazlarla ilgili mevcut çapların uygulanması neticesinde bir taşkınlık saptanmış ise de; temyiz aşamasında dosyaya ibraz edilen belgelerden, taşınmazların bulunduğu bölgede 3402 Sayılı Yasanın 22-a maddesi gereğince uygulama yapıldığı ve davalının taşınmazının yüzölçümü ile geometrik durumunun değiştiği anlaşılmaktadır.
O halde, davada yıkım isteği de bulunduğuna göre, taşınmazlarla ilgili yukarıda belirtildiği üzere yapılan uygulama sonrası oluşan çap kayıtları ve krokileri temin edilerek, keşfen uygulanmak suretiyle taşkınlığın mevcut olup olmadığının uygulamanın kesinleşip kesinleşmediğinin saptanması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde;
davanın kabulü ile 183 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 09/12/2013 tarihli fen bilirkişisi raporu ve ek krokisinde A, B, C ve D harfleri ile gösterilen kısımlara davalının el atmasının önlenmesine ve anılan kısımlar üzerindeki yapıların yıkımına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.03.2017 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat gelmedi, temyiz edilenler vekili Avukat ... geldi, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
./..
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/19408, K. 2017/1351, 21 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama