KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/20239 E., 2014/18343 K.·Mahkemesi : Tefenni Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2014
- Tarihi
- 11/06/2014
- Numarası
- 2014/8-2014/95
Karar Metni
234 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu taşınmazın davacı adına kayıtlı bulunduğu, oğlu ve gelini olan davalıların taşınmazda davacının muvafakati ile oturdukları anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının kötüniyetli olduğu ve kötüniyetinin korunamıyacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesi; “(1)Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. (2) Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.” hükmünü içermektedir.
Diğer taraftan, mülkiyet hakkı Anayasa ile güvence altına alınan ve kişiye bağlı, dokunulmaz, vazgeçilmez, kutsal bir haktır.
Davacı, mülkiyet hakkına dayanarak eldeki davayı açtığına ve davayı açmakla davalıların taşınmazında oturmasına yönelik muvafakatini sona erdirdiğine göre, mülkiyet hakkına değer verilerek davanın kabul edilmesi yerine, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/20239, K. 2014/18343, 25 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama