KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/2633 E., 2015/1730 K.·Mahkemesi : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2015
- Tarihi
- 24/10/2013
- Numarası
- 2008/423-2013/463
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davada tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne karşı davada ise bedele hükmedilmesine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve miras payı oranında tescil, karşı dava; aynı nedene dayalı tapu iptali ve miras payı oranında tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davada ise bedel isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile, her iki davada da temliklerin muvazaalı olduğu saptanmak suretiyle davaların kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğrudur. Davacıların karşı davanın davalılarının esasa yönelik temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davacıların sair temyiz itirazlarına gelince;
Çekişme konusu 2162 ada 2 ve 3 nolu parsellerin imar öncesi geldisi olan 203 ada 2 sayılı parsel muris Ahmet adına kayıtlı iken 13.11.1987 tarihinde karşı davanın davalıları Ahmet ve İ.E..'a 1/2'şer payla satış suretiyle devrettiği, imar sonrası oluşan 2162 ada 2 nolu parselin karşı davanın davalısı İ. E.. adına tescil edildiği, bilahare dava dışı kişilere temlik ettiği, karşı davaya konu 2162 ada 3 sayılı parselin ise halen karşı davanın davalısı Ahmet adına kayıtlı olduğu sabittir.
Hal böyle olunca, 3 nolu imar parseli bakımından bedelden sadece karşı davanın davalısı Ahmet'in, 2 nolu imar parseli bakımından da bedelden sadece karşı davanın davalısı Ernur'un sorumlu tutulması gerekirken adı geçenlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/2633, K. 2015/1730, 9 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama