İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/3045 K.2015/2030

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, eski hale getirme mümkün olmazsa arsa bedelinin tahsili davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya…

Esas2014/3045Karar2015/2030Tarih12 Şubat 2015Okuma5 dk · 959 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2014/3045 E., 2015/2030 K.·Mahkemesi : Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Şubat 2015
Tarihi
17/07/2013
Numarası
2012/683-2013/543
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

959 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, eski hale getirme mümkün olmazsa arsa bedelinin tahsili davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım, mümkün olmadığı takdirde elatılan arsa bedelinin tahsili isteğine ilişkindir.

Davacı, kayden paydaşı olduğu 55 ada 5 parsel sayılı taşınmaza davalıların yapılaşmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmalarının önlenmesine, yıkım suretiyle taşınmazın teslimine, mümkün olmadığı takdirde elatılan ve kullanılamaz halen getirilen arsa bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 10.07.2013 tarihli dilekçesi ile; davalı S.. Ö.. yönünden davasından feragat ettiğini bildirmiş, öte yandan yine aynı dilekçe ile davalı Cuma yönünden dava değerini 28.440,00.-TL'ye yükselterek ıslah ettiğini beyan etmiştir.

Davalı C.. Ç.., dava konusu taşınmazda davacı ile birlikte paydaş olduklarını, aralarında taşınmazı fiili olarak paylaştıklarını ve kendisine isabet eden bölüme ev yaptığını, davacıya isabet eden bölüme müdahalesinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, yine savunma yolu ile müdahalesinin saptanması halinde ise temliken tescile karar verilmesini talep etmiş, Davalı S.. Ö.. ise, davacı taşınmazına herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davalı Sıtkı yönünden davadan feragat edilmesi sebebi ile davanın reddine, diğer davalı yönünden ise, çekişme konusu taşınmazda tarafların paydaş oldukları ve kullanım alanını belirlemedikleri, davalının payına 158 m2 yer isabet ettiği ve davalının 138,68 m2 alana yapılaştığı, dolayısıyla davacının payına müdahalesinin olmadığı, bu hususun davacı yönünden külfet oluşturması halinde ise ortaklığın giderilmesi davası başta olmak üzere başka çarelere başvurması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından, davalı C.. Ç.. hakkında verilen hükme hasren temyiz edilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; arsa vasıflı davaya konu 55 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ½ payının davacı adına, ½ payının ise davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir.

Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

Öte yandan, yurdumuzda sosyal ekonomik nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere aşırı akım, nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı nedeniyle hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz yummaları sonucu, izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan büyük yerleşim alanları oluştuğu, bu arada paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen taksim edilip üzerlerine büyük mahalleler hatta beldeler yapıldığı bir gerçektir.

4721 s. Türk Medeni Kanunun (TMK) 706, 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 237, Tapu Kanununun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz. Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş yada fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak (fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya ortaklığın satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, "ahde vefa" kuralının yanında TMK'nin 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir. Aksi halde, pek çok kimse zarar görecek toplum düzeni ve barışı bozulacaktır.

O halde, paydaşlar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, TMK'nin müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.

Öte yandan; Türk Medeni Kanunu'nun 692. maddesinde düzenlendiği üzere "Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan işlere girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması oybirliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça bütün paydaşların kabulüne bağlıdır.

Somut olaya gelince; mahallinde yapılan uygulama neticesinde teknik bilirkişilerce düzenlenen rapor içeriklerine göre; davalının, 316 m2 olan dava konusu taşınmazın 129,46 m2'si üzerine komşu 3 ve 4 nolu parsellere de taşkın olacak şekilde bina yaptığı, kalan bölümü de bahçe olarak kullandığı anlaşılmaktadır.

O halde; tapuda arsa vasfı ile kayıtlı olan çekişme konusu taşınmazda taraflar arasında fiili bir kullanma biçiminin oluşmadığı, davacının kullandığı ve kullanabileceği bölümün bulunmadığı, diğer bir söyleyişle; davalının, keşfen belirlenen tasarruf şeklinin, davacının çekişmeli taşınmazdaki mülkiyet hakkını kısıtladığı, davacının kullanabileceği bir yerin kalmadığı ve taşınmazdan yararlanamadığı, davalının taşınmazın büyük bir bölümüne bina yaparak ve bunu yaparken de diğer davacı paydaşın oyuna müracaat etmeyerek taşınmazın kullanma amacını, yani özgülendiği amacı Türk Medeni Kanununun 692/1. maddesi hükmüne aykırı olacak şekilde değiştirdiği açıktır. Böyle bir davranışın yasal korunmaya mazhar olduğu söylenemez.

Hal böyle olunca; davacının, dava dilekçesinde terditli talepte bulunarak, elatmanın önlenmesi ve yıkım, mümkün olmadığı takdirde elatılan bölümün arsa bedelinin tahsili talebinde bulunduğu, teknik bilirkişilerce davacının payının arsa değerinin 28.440.00.-TL olarak belirlenmesi üzerine davacının yargılama sırasında 10.07.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı C..

Ç.. yönünden dava değerini 28.440,00.-TL'ye yükselterek bu miktar üzerinden harç ikmali yaptığı da gözetilerek, öncelikle davacının talebini, terditli isteği olan arsa bedelinin tahsiline hasredip hasretmediğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması, elatmanın önlenmesi, yıkım, mümkün olmaz ise arsa bedelinin tahsilinin talep edildiğinin belirlenmesi halinde, davacının payına vaki elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/3045, K. 2015/2030, 12 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/3045
Karar No
2015/2030
Tarih
12 Şubat 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/3046 K.2015/33801
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/3046 K.2015/18266
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/3046 K.2015/3053
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2014/3046 K.2015/330
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/3046 K.2015/2033
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/3047 K.2015/16723

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.