KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/4467 E., 2014/6776 K.·Mahkemesi : Batman Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2014
- Tarihi
- 27/03/2013
- Numarası
- 2013/128-2013/278
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 17 parselin ½ payı ile 423 parselin tamamının Osman oğlu M.. İ.. adına tapuda kayıtlı olduğu, nufusta Ferho oğlu M.. İ.. olarak kayıtlı bulunan davacının, anılan parsellerin tapu kayıtlarında baba adının yanlış yazıldığını ileri sürerek, eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 1970 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 17 parselin 1/2 payında Osman oğlu Ahmet'in 20 yılı aşkın süredir zilyet bulunduğu ve halen de zilyetliğini sürdürdüğü ifade edilerek ½ payın her nasılsa 1320 doğumlu Osman oğlu M.. İ.. adına yine 423 parselin de 20 yılı aşkın süredir zilyet bulunduğu ve halen de zilyetliğini sürdürdüğünden bahisle 1320 doğumlu Osman oğlu M.. İ.. adına tescil edildiği, davacının ise Ferho oğlu olup 1960 doğumlu olduğu ve 1902 doğumlu Osman oğlu Ahmet İlik'in torunu olduğu sabittir.
Bu durumda, 1960 doğumlu olup kadastro tespiti sırasında henüz 10 yaşında olan davacının, 20 yılı aşkın süredir taşınmazlarda zilyet olmasının mümkün olmadığı, kaldı ki kadastro tutanağına malik yazılan Osman oğlu M.. İ..'in, 1320 (1904) doğumlu olduğunun açıkça belirtildiği bu anlamda tespit tutanağındaki bilgiler ile nufus kaydının birbirini doğrulamadığı anlaşıldığından, taşınmazların maliki ile davacının aynı kişi olmadığının kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/4467, K. 2014/6776, 31 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama