KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/4485 E., 2015/4078 K.·Mahkemesi : Of Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2015
- Tarihi
- 06/11/2013
- Numarası
- 2007/320-2013/335
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Ş.. H.. B..'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-K A R A R-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakanın 12.04.1993 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak davacı kız çocukları ile davalı oğlunu bıraktığı, kadastro işlemleri sırasında çekişme konusu 4196 sayılı parselin senetsizden, 3302 ve 3513 sayılı parsellerin ise tapu kayıtları esas alınarak davalı adına tespit ve tescil edildiği, bu iki parsele uygulanan tapularda mirasbırakanın paydaş iken paylarını kadastro öncesinde 29.08.1983 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiği, kalan payları davalının 3. kişilerden edindiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği ve yargısal uygulamada kararlılıkla ifade edildiği üzere, tapusuz taşınmazlar üzerindeki zilyetligin devrinden ibaret olan sozleşmeler hiç bir şekil şartı aranmaksızın geçerli olduklarından, bu şekilde devredilen haklar bakımından 01.04.1974 tarih gün 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararı'nın uygulama yeri yoktur. Değişik ifadeyle, tapusuz taşınmazların mülkiyeti zilyetliğin devri suretiyle geçtiğinden, bu tür temliklerin muris muvazaasına konu yapılmaları mümkün değildir. Bu durumda 4196 sayılı parsel bakımından davanın kabul edilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan, 3302 ve 3513 sayılı parseller bakımından temlikin muvazaalı olduğu kabul edilerek tapu iptal ve tescile karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, mahkemece anılan taşınmazların tümünü mirasbırakan satmış gibi iptal tescile karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, 4196 sayılı parsel bakımından davanın reddedilmesi, 3302 ve 3513 sayılı parseller bakımından mirasbırakanın kadastro öncesi davalıya sattığı paylar gözetilerek iptal tescile karar verilmesi gerekiren değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, talep olmadığı halde taşınmazlar üzerindeki binaların davalı tarafından yapıldığının kabul edilerek tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/4485, K. 2015/4078, 24 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama