KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/5964 E., 2014/9070 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2014
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan ...’in mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla 252 ve 629 parsel sayılı taşınmazların davalılara intikalini sağladığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı ..., yargılamaya katılmadığı gibi davaya cevap da vermemiştir. Diğer davalılar, dava konusu taşınmazları murisin bedeli karşılığı temlike konu ettiğini, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; "somut olayda, miras bırakan...’in, 252 parseldeki payını 20.10.1987 tarihinde davalı oğlu ...’e satış suretiyle temlik ettiği, ...’in de ....’e devrettiği,....’in de anılan payın dava dışı ... ....’na intikalini sağladığı kayden sabittir.
Öyle ise, anılan bu payın dava tarihinden önce dava dışı ...’e satıldığı, ifrazlar sonucunda halen anılan kişi adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından 252 parsel yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davacıların, diğer temyiz itirazlarına gelince; davacıların miras bırakanının 629 parsel sayılı taşınmazını 16.10.1987 tarihinde davalı oğlu ...’e satış suretiyle temlik ettiği, ...’in ise 20.08.1991’de bu taşınmazı diğer davalı ...’e devrettiği, dava tarihinden sonra taşınmazın 21.06.2002 tarihinde imar uygulamasına tabi tutulduğu ve değişik imar parsellerinin oluştuğu davalı ...’in yeni imar parsellerinde paydaş kılındığı görülmektedir.
Diğer yandan, miras bırakan...’in, taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığı, taşınmazın gerçek değeri ile akitte gösterilen değeri arasında aşırı fark bulunduğu, öyleyse tüm bu olgu ve bulgular yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde yapılan işlemin muvazaalı olduğu kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, 629 parselin imar uygulaması sonucu oluşan imar parsellerindeki davalı payı gözetilmek suretiyle davacıların davasının kabul edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar ... ve ... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ...’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/5964, K. 2014/9070, 30 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama