KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/6435 E., 2015/6847 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2015
- Tarihi
- 24/12/2013
- Numarası
- 2013/42-2013/374
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi 'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalının haklı bir neden olmaksızın müdahalesinin keşfen saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; arsa vasıflı 48 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, çekişme konusu taşınmaza davalının haklı ve geçerli neden bulunmaksızın haksız olarak yapılanmak suretiyle müdahale ettiği iddiasıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin ve yıkımı istenen şeyin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun (temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın) mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Somut olaya gelince; davanın elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olduğu, bu durumda dava değerinin elatmanın önlenmesi istenen taşınmazın değeri ve yıkımı istenen muhtesatın değerinin toplamı olacağı, zemin ve muhtesatın keşfen belirlenen değerinin toplamı üzerinden harcın tahsili, ondan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yargılama sırasında yalnız zemin değeri üzerinden harcın ikmal edildiği, muhdesat değeri üzerinden harç yatırılmadığı anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen yıkım isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/6435, K. 2015/6847, 7 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama