KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/7462 E., 2015/6985 K.·Mahkemesi : Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2015
- Tarihi
- 21/11/2013
- Numarası
- 2011/7-2013/539
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, irtifak hakkı tesisi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl dava imar parseline ve komşuluk hukukuna aykırılığa dayalı elatmanın önlenmesi, yıkım; karşı dava temliken tescil yada irtifak hakkı tesisi isteklerine ilişkin olup, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine ilişkin olarak karar verilen Dairece 7.10.2010 tarihinde noksan soruşturma ile sonuca gidildiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Bozmaya uymakla bozma lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluştuğu kuşkusuzdur.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden davacı tarafa ait olan parselin boş arsa olduğu, davalının çekme mesafesine uymadan taşınmaz içindeki binasına pencereler ve kapılar açtığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; salt imara aykırılık idareyi ve idari yargıyı ilgilendirir. Ancak davalı tarafından davacı parseline bakan yönde kapı ve pencere açılması komşuluk hukuku açısından bir zarar veriyorsa bunun önleneceği kuşkusuzdur.
Ne var ki; davacı taşınmazı boş arsa olup, davalı tarafından açılan kapı ve pencerelerin davacıya zarar verdiğinden sözetme olanağı yoktur.
Ancak davalının binasının bir bölümünün taşkın olduğu açık ise de bu bölümler bilirkişi raporundan netlikle anlaşılamamaktadır.
Hal böyle olunca komşuluk hukukuna dayalı isteklerini reddedilmesi, yerinde yeniden keşif yapılarak 1 sayılı parsele taşan bölümlerin saptanması ve taşan kısımların yıkılmasına karar verilmesi gerekirken değinilen yönler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/7462, K. 2015/6985, 11 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama