KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/7560 E., 2015/13607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2015
- Mahkemesi
- ÇERKEZKÖY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/11/2013
- Numarası
- 2013/472-2013/624
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 24.11.2015 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı R.. Y.. ile temyiz edilen vekili Avukat ................... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin ve asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .............. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Davacı, davalının dava dışı S.S.
İlkay Konut Yapı Kooperatifinin ortağı iken yükümlülüklerini yerine getirmediği için Kooperatif Yönetim Kurulunun 13.02.2007 tarihli ve 342 sayılı kararı ile Kooperatiften ihraç edildiğini,174 ada 9 parsel A1 blokta bulunan davalıya isabet eden konut niteliğindeki 24 nolu bağımsız bölümün de Kooperatif Yönetim Kurulunun 25.03.2013 tarihli ve 488 sayılı kararı ile kendisine tahsis edildiğini ve ferdileşme ile 18.04.2013 tarihinde adına tescil edildiğini, Kooperatif tarafından 10.04.2013 tarihinde çekilen ihtara rağmen davalının taşınmazı boşaltmadığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.Davalı,
Kooperatife borcu bulunmadığı gibi, ihraç kararının tebliğini içeren İstanbul 23. Noterliğinin 16.02.2007 tarihli ve 1088 sayılı ihtarnamenin kendisine tebliğ edilmediğini, ayrıca iptal-tescil davası açabileceğini belirtip davanın reddini savunmuş;gerektiğinde Kooperatifin davaya dahil edilmesini istemiştir.Mahkemece, davacıya ait taşınmazda davalının bir hakka dayanmaksızın oturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 174 ada 9 parsel A1 blokta bulunan 24 no'lu bağımsız bolümün davacı Fehmi adına kayıtlı bulunduğu,
davalının ise kayıtla bir ilgisinin olmadığı gibi anılan yerde oturmasını haklı ve geçerli kılacak bir sebepten de söz edilemeyeceği; ne var ki, hükümden sonra 17.12.2013 tarihinde davacının taşınmazı kayden dava dışı Şaban Yılmaz'a satış suretiyle devrettiği kayden sabittir.Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur.
Usûl Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125. (1086 sayılı HUMK.'nun l86.) maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usûli işlemler düzenlenmiştir.
Anılan düzenlemeye göre, iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçimlik hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.
Bu usûl kuralının kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerektiği de açıktır.HMK'nin 125.maddesi hükmü dava konusunun davacı tarafından üçüncü kişiye devredilmesi halinde devralan kişinin hukuk gereği davacı sıfatı ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi kazanacağı ve davanın yeni davacı ile süreceği esasını getirmiştir.Hâl böyle olunca, HMK' nin 125. maddesi uyarınca usûli işlemlerin tamamlanması,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/7560, K. 2015/13607, 24 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama