KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/7634 E., 2015/3635 K.·Paydaşlar Arasında Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2015
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİNDE ORTAKLARDAN HER BİRİNİN TOPLULUĞA GİREN HAKLARIN KORUNMASINI SAĞLAMA OLANAĞININ BULUNMASI
ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİNDE ORTAKLARDAN HER BİRİNİN ORTAKLIK ADINA DAVA AÇABİLEKLERİ
TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 702
"İçtihat Metni"Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakanın davalılarla paydaş bulunduğu 877,1908 ve 1909 parsel sayılı taşınmazların tamamının davalıların işgalinde olduğunu, ihtara rağmen kullanıma devam ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, intifadan men koşulunun oluşmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazda tüm mirasçıların birlikte dava açması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu tarla nitelikli 877,1908 ve 1909 parsel sayılı taşınmazlarda 4/16 payın davacıların kök murisi Z.. C.., 4/16 payın davalı İsmet, 3/64 payın diğer davalı Mehmet Ali ve diğer payların ise dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, paydaşlardan muris Zehra'nın ölümü üzerine mirasçı olarak davacılar ve dava dışı kişilerin kaldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; çekişme konusu taşınmazlar, paydaşlardan Z..C..'in payı yönünden elbirliği mülkiyetine tabi olup, davacıların ortaklık adına eldeki davayı açtıkları sabittir.
Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununun 702/4 maddesi hükmü gözetildiğinde, ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlama olanağı bulunduğu, bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği açıktır. Öyle ise davacıların müstakilen eldeki davayı açması değinilen yasa düzenlemesine göre olanaklıdır.
Hal böyle olunca; mahkemece, işin esası hakkında araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/7634, K. 2015/3635, 17 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama