KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/7688 E., 2015/8722 K.·Mahkemesi : Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2015
- Tarihi
- 20/12/2013
- Numarası
- 2013/384-2013/883
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 188 ada 22 parsel sayılı taşınmazdaki 3, 4 ve 9 nolu bağımsız bölümleri davalıların haksız olarak kullandıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve ıslah suretiyle 292.256,77 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, dava konusu taşınmaz hakkında bayiinin açtığı davalar ile kiracı olduklarının tespit edildiğini, haksız kullanımın bulunmadığını, ecrimisil istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, dairece; davalıların dava konusu taşınmazları kullanımlarının önceki malikle yapılan kira sözleşmesine dayandığını belirterek, kiracılık savunmasında bulundukları anlaşılmaktadır. Gerçekten de böyle bir sözleşmenin varlığı ve geçerliliği sabit olduğu takdirde, anılan sözleşmeye değer verileceği kuşkusuzdur. Bu durumda davalıların taşınmazı tasarruflarının haksızlığından söz edilemeyecektir.
Bu halde davacı yanın, bayiinin sözleşmesine dayanarak tahliye isteminde bulunması gerekecektir. Bu bakımdan mahkemenin kabulünde isabet olduğu söylenemez. Ancak, kiracılık savunmasının kanıtlanması gerekeceği de muhakkaktır.
O halde, yukarıda değinilen hususlar gözetilerek, davalıların savunmasında dayandığı dava dosyaları da incelenmek suretiyle toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek kiracılık savunmasının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Kabule göre de; kötü niyetli zilyedin taşınmaz malikine ödemesi gerekli olan işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisilin en az kira bedeli, en fazla mahrum kalınan gelir kaybı esas alınarak tespit edilmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, ecrimisilin hangi esasa göre tespit edildiği belirtilmemiş ve dayanakları gösterilmeden soyut belirleme ile yetinilmiştir.
Mahkemece, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporunun esas alınarak karar verilmiş olması doğru değildir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi .. .’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/7688, K. 2015/8722, 11 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama