KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/9235 E., 2015/8831 K.·Mahkemesi : Azdavay Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2015
- Tarihi
- 20/02/2014
- Numarası
- 2012/87-2014/16
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. . raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 150 ada 3 parsel sayılı taşınmazındaki evinin davalı tarafından haklı ve geçerli bir nedene dayanmadan mesken olarak kullanıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ile taşınmazdan tahliyesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, herhangi bir müdahalesinin olmadığını, dava konusu ev ve arsanın mirasbırakanından kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile dava konusu 150 ada 3 parsel sayılı taşınmazındaki evde davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ikâmet ettiği saptanarak ve çapın iptale kadar geçerli olduğu gözetilerek kayda üstünlük tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiş olması doğrudur.
Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; ecrimisil, kötüniyetli zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu bir şeyi haksız olarak alıkoyması nedeniyle hak sahibine ödemek zorunda kaldığı bir tür haksız fiil tazminatı niteliğindedir.
./..
Somut olayda taşınmazı muvafakate dayalı olarak kullandığını savunan davalının gerçekten de çekişmeli taşınmazda muvafakate dayalı olarak oturduğunu kanıtlaması karşısında kötüniyetli zilyedin ödemekle yükümlü olduğu ecrimisilden sorumlu tutulamayacağı açıktır. Ancak muvafakatin davacı tarafından davalıya çekilen ve 30.09.2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılan ihtarname ile geri alındığının kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca, ihtarnamenin tebliğ tarihi ile dava tarihi arası dönem için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, talebin reddedilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/9235, K. 2015/8831, 15 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama