KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/10376 E., 2018/9215 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ-TESCİL
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ketmi verese (yolsuz tescil) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/947-873 E-K. sayılı hatalı veraset ilamı ile mirasbırakanı ...’in maliki olduğu 20 parsel sayılı taşınmazın kardeşlerine intikal ettirildiğini, bu şekilde ketmedildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin bir dava açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, hatalı veraset ilamına dayalı olarak oluşan tescilin yolsuz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; ketmi verese (mirasçılığın gizlenmesi) davalarında uyuşmazlığın çözümü, hasımlı veraset ilamı alınmak üzere açılacak bir dava sonucu, mirasbırakanın tüm mirasçılarının belirlenmesi ve davacının bu mirasçılar arasında yer alıp almadığının saptanmasına bağlıdır.
Ne var ki somut olayda; davacı tarafından dosyaya hasımlı veraset ilamı sunulmadığı gibi kendisine hasımlı veraset ilamı alması için verilen süreden de ara karar ile dönülmüştür.
Hâl böyle olunca; davacıya hasımlı veraset ilamı alması için olanak tanınması, alınacak hasımlı mirasçılık belgesinde davacının mirasçı olduğu ve taraf ehliyetinin bulunduğu belirlendiği takdirde işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken değinilen yön üzerinde durulmaksızın yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/10376, K. 2018/9215, 18 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama