KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/10637 E., 2018/11637 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2018
- Dava türü
- ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİNİN İPTALİ, TENKİS
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali, mümkün olmazsa tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muvazaa nedeniyle ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali, mümkün olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan babaları ...’nun, ... ada ..., ... ada ..., ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlarını ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya devrettiğini, amacın mirasçılardan mal kaçırma olduğunu, davalının da bakım borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptalini, mümkün olmazsa tenkisini istemişlerdir.
Davalı, bakım borcunu yerine getirdiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçersizliğine, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Mirasbırakan ...'nun, çekişme konusu ... ada ..., ... ada ..., ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlarını 29.06.2012 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile oğlu ...’dan torunu davalı ...’ye temlik ettiği, 1926 doğumlu mirasbırakanın 02.02.2013 tarihinde öldüğü geriye mirasçıları olarak davacılar ile dava dışı oğlu ...’ın kaldığı kayden sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki, her ne kadar davacılar dava dilekçesinde davalının bakım borcunu yerine getirmediğini ileri sürmüşlerse de bu hak bakım alacaklısına ait olup mirasçılar tarafından ileri sürülen bakım borcunun yerine getirilmediği iddiasının dinlenebilme olanağı yoktur.
Öte yandan, kural olarak bu tür sözleşmenin muvazaa ile illetli olduğu her zaman ileri sürülebilirse de davacılar tarafından temlikin muvazaalı olarak mal kaçırma kastı ile yapıldığı iddiası kanıtlanmış değildir. Somut olayda, mirasbırakanın geride paylı ve elbirliği halinde maliki olduğu 75 parça daha taşınmazı bulunmaktadır.
Diğer taraftan, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ivazlı akitlerden olup, tenkise tabii değildir.
Hal böyle olunca, davanın tümden reddi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek ve davada tapu iptali ve tescil isteği olmadığı halde 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi gözardı edilerek yazılı şekilde şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/10637, K. 2018/11637, 28 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama