KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/10793 E., 2015/11012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2015
- Mahkemesi
- TÜRKOĞLU SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/03/2015
- Numarası
- 2015/8-2015/61
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi ................ raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakan babası “H...... Y.......”in kayden malik olduğu 160 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında doğum tarihinin sehven “1958” olarak yazıldığını ileri sürerek, anılan kayıtlarda doğum tarihinin “1928” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun, bozma sonrası mahkemece yapılacak işlemleri düzenleyen 429/2. maddesinde ifade edildiği üzere “…Mahkeme, temyiz edenden 434'ncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, Yargıtay’ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.” hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan; bir davanın taraflarının o dava yönünden, Mahkemece hangi nedenle haklı veya haksız bulunduklarını anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, kuşkuya yer vermeyecek bir açıklık taşıyan direnme ya da uyma kararının bulunması, zorunludur.
Somut olayda; mahkemece, taraflara bozma ilamı ve bozma sonrası duruşma günü tebliğ edilmiş, bozma ilamına karşı tarafların beyanları alınmış; ne var ki, usulüne uygun olarak uyma ya da direnme yönünde hüküm kurulmamıştır. Yerel Mahkemenin, bozmadan sonra usulüne uygun olarak kuşkuya yer vermeyecek bir açıklık taşıyan direnme ya da uyma kararı vermesi zorunludur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Tarih 24.12.2008, Esas No: 2008/2-750 Karar No: 2008/763 ; Tarih 16.07.2008 Esas No: 2008/8-492 Karar No: 2008/505).
Hâl böyle olunca; öncelikle bozma kararına uyulup uyulmaması takdir edilerek, direnme ya da uyma yönünde açıkça bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
./..
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/10793, K. 2015/11012, 29 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama