KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/1102 E., 2017/4164 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2017
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 158 ada 18 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından ekip biçmek suretiyle kullandığını ileri sürerek davalının elatmasının önlenmesine ve 2010 senesi mayıs ayından itibaren hesaplanacak ecrimisilin davalıdan tahsiline karar karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı kullanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza elatıldığı ancak bu taşınmazın davalının babası ...'in dava dışı ... kiralamak suretiyle kullanıldığı bu haliyle davanın davada taraf sıfatı bulunmayan davalıya yöneltildiği gerekçesiyle davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kural olarak; davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) hakkın malikine, davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) ise o hakka uymakla yükümlü olan kişiye aittir
Somut olayda; davacının 158 ada 18 parselin kayden maliki olduğu, TMK'nun 683 maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına dayalı olarak açtığı davada taraf sıfatının bulunduğı tartışmasız iken davanın akit husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece 27/03/2014 tarihli oturumda “davalı tanıklarının keşif mahallinde dinlenildiği, dosyanın ulaştığı safahat itibariyle davacı tanıklarının esasa ilişkin beyanlarının dosyaya etkisinin bulunmayacağı anlaşıldığından dinlenmelerinden vazgeçilmesine” karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı ve 26/02/2013 tarihli dilekçesi ile tanık listesini sunarak 27/03/2014 tarihli oturumda da tanıklar hakkında zorla getirme kararı verilmesini istemesine rağmen davacı tanıklarının dinlenilmemesi de doğru değildir.
Öte yandan davacıya ait çekişme konusu taşınmazın elatıldığı sabittir. Keşif esnasında dinlenen davalı tanıkları ... ... ve ... ... "davalıların pamuk ekerek taşınmazı kullandıklarını” beyan etmeleri karşısında davalının da çekişme konusu taşınmazı kullanıp kullanmadığının açıkça saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/1102, K. 2017/4164, 11 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama