KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/1135 E., 2015/5804 K.·Mahkemesi : Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2015
- Tarihi
- 12/06/2014
- Numarası
- 2014/130-2014/508
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanı babası H... O...'ın kayden maliki ve paydaşı olduğu çekişme konusu 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında mirasbırakanın baba adının “İbrahim”, doğum tarihinin “1941” olarak yazıldığını ileri sürerek, anılan kayıtlarda mirasbırakanın baba adının “İ... F...”, doğum tarihinin “1925” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle tapu kayıt maliki ile davacının murisinin aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Ne var ki; mahkemece yazılan kararda, dosyaya toplanan belgeler ve delillerin açıklanmasının ötesinde kararın gerekçe içerdiğini söyleyebilme olanağı yoktur.
Anayasanın 141. maddesi hükmü gereği bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten ve 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 186. maddesine göre son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, aynı Yasanın 297. maddesi uyarınca kararını gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu 294. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Hükmün sonuç bölümünde de istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve hakların birer birer açıkça şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde yazılması zorunludur.
Mahkemece, kurulan hükmün Anayasa ve HMK'nın değinilen hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/1135, K. 2015/5804, 20 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama