KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/12112 E., 2016/1034 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2016
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 02.02.2016 Salı günü saat:10.25'te daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmediklerinden, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, ehliyetsizlik ve vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vasisi, kısıtlı...'nin bakıma muhtaç ve temyiz kudretinden yoksun olduğunu, kısıtlıya ait 13 parça taşınmazın vekil tayin ettiği gelini ... tarafından ...'nin oğulları olan davalılar ... ve ...'a satış yoluyla temlik edildiğini, davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini ileri sürüp tapu kayıtlarının iptali ile kısıtlı ... adına tescilini istemiştir. Davalılar, vekâletin arazi satışları için verildiğini, vekâletin verildiği ve arazilerin satıldığı sırada ...'nin akli melekelerinin yerinde olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, kısıtlının yargılama sırasında ölümü ile vasilik görevinin son bulduğu, davacının miras payı oranında davaya devam etmek istediği, ...'nin mirasının elbirliği halinde olup dava dışı mirasçıların olurlarının alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....Psikiyatri Uzmanından alınan raporda, hukuki işlem yapma yeteneğinin bulunduğunun bildirildiği, daha sonra....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1152 E. 2012/31 K. sayılı dosyasında ...in vesayet altına alınarak kendisine ...'in vasi tayin edildiği, dava konusu 349, 361, 367, 377, 382, 399, 404, 406, 432, 442, 451, 461, 478 parsel sayılı taşnmazların kısıtlı davacı ... adına kayıtlı iken yetkili vekil ... tarafından 15.12.2006 tarihinde 7 parça taşınmazın davalı ...'e, 6 parça taşınmazın davalı ...'a satış yoluyla temlik edildiği,...in 406 parsel sayılı taşınmazı 24.01.2007 tarihinde dava dışı kişiye satarak devrettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, kural olarak ehliyetsizlik ve vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istekli davaların pay oranında açılmasına olanak yoktur. Ancak bu ilke üçüncü kişilere karşı açılacak davalar için geçerli olup, mirasçılar arasında görülen davada miras payı oranında tapu iptal ve tescil talebinde bulunulmasında usûle aykırı bir yön yoktur.
Somut olaya gelince, davacının kendisi gibi mirasçı konumunda olan davalılara husumet yöneltmek suretiyle miras payı oranında tapu iptal ve tescil istemli dava açması mümkündür.
Hâl böyle olunca, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davalının da mirasçı konumunda olduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/12112, K. 2016/1034, 2 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama