İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/12531 K.2016/1167

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın ve birleştirilen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ..., davacılar ..., ..., ... ve ... vekili ile birleşen dava tereke temsilcisi ...…

Esas2015/12531Karar2016/1167Tarih4 Şubat 2016Okuma4 dk · 771 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2015/12531 E., 2016/1167 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Şubat 2016
Dava türü
TAPU İPTALİ-TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

771 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın ve birleştirilen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ..., davacılar ..., ..., ... ve ... vekili ile birleşen dava tereke temsilcisi ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Asıl ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacılar ile birleşen davanın davacısı, miras bırakanları ...'ın 481 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalı torununun kandırması neticesinde davalıya devrettiğini, öte yandan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, işlem sırasında mirasbırakanın akli melekelerinin yerinde olup olmadığı konusunda da tam teşekküllü sağlık kuruluşundan rapor alınmadan işlem yapıldığını, bu hususları taşınmazla ilgili Kadastro Mahkemesi'nin 1990/167 Esas sayılı dosyasından görülen dava sırasında öğrendiklerini ileri sürerek, asıl davada tapu iptal ve ... mirasçıları adına tescile, birleşen davada ise miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında birleşen davanın davacısının ölmesi üzerine tereke temsilcisi davayı sürdürmüştür.

Davalı, iddiaların doğru olmadığını, davacıların aynı hususları kadastro davasında da ileri sürdüklerini ve kabul görmediğini, kesin hüküm bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakan ...'ın, tapunun 4.3.1969 tarih, 3 sırasında kayıtlı dava konusu taşınmazını 24.10.1986 tarihli resmi akitle davalıya satış suretiyle temlik ettiği, anılan taşınmazın 22.05.1981 tarihinde 481 parsel numarası ile kadastro tespitinin yapıldığı ve tespit sırasında Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1974/104 Esas

sayılı dosyasından davalı olduğunun belirtildiği,... Mahkemesi'nin 07.06.2001 tarih, 1990/167 Esas, 2001/31 sayılı kararı ile, çekişme konusu taşınmazı resmi akitle satın alan ve o davada müdahil olan davalı ...'in davasının kabul edilerek, dava konusu 481 parsel sayılı taşınmazın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, davacıların anılan dava dosyasına verdikleri 24.01.2001 tarihli müdahale dilekçesi ile.

481 parsel sayılı taşınmazın muristen babaları ...'e kaldığını iddia ederek taşınmazın ... mirasçıları adına tescile karar verilmesini talep ederek davaya müdahil oldukları, yargılama sonunda davalarının reddedildiği, anılan kararın davacıların da aralarında bulunduğu taraflarca temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 28.01.2003 tarih, 2002/3420 Esas, 2003/157 sayılı kararı ile davacılardan bahisle''...

Miras bırakan ve babaları ... tarafından belediyeden satın alındığını ve zilyet olduklarını ileri sürmüşler ise de, bu iddialarını kanıtlayamamışlardır. Diğer yönden katılan davacılar tapu maliki mirasbırakanları ...'nin babaları ...'e hibe ettiğini ileri sürmüşler ise de. 24.10.1986 tarih ve 1 numaralı tapu kaydına göre ... payını kayden ...'e satmış, böylece...'nin taşınmazda kayda dayalı herhangi bir hakkı kalmamıştır.

Hal böyle olunca katılan ... ve arkadaşları iddialarını kanıtlayamamışlardır.'' gerekçesi ile onandığı ve davacıların karar düzeltme taleplerinin de reddedilerek, kararın 18.04.2003 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 18.04.2003 tarihinde hükmen davalı adına tescil edildiği, 1325 doğumlu olan mirasbırakan...'ın 11.01.1994 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak birleşen dava davacısı olan oğlu ..., dava dışı çocukları... ... ... ... ... ...ile 16.12.1985 tarihinde ölen oğlu ...'ın çocukları (murisin torunları) olan asıl dava davacıları ile yine ...'in çocuğu olan davalı ...'in kaldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, çekişme konusu taşınmazla ilgili Kadastro Mahkemesi'nin 1990/167 Esas, 2001/31 Karar sayılı dosyasında miras bırakan tarafından yapılan çekişme konusu satışın muvazaalı olduğunun iddia edildiği, anılan davada satışın gerçek olduğunun belirtilerek talebin reddedildiği ve dereceattan geçmek suretiyle kesinleştiği, bu kararın asıl dava bakımından kesin hüküm oluşturduğu, birleşen dava davacıları bakımından da kesin delil niteliğinde olduğu, bu olgular karşısında iddiaların ispat edilemediği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. (6100 sayılı HMK'nın 303. maddesi, mülga 1086 sayılı HUMK'un 237. maddesi)

Somut olaya gelince; eldeki dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış olup, kesin hüküm ve kesin delil oluşturduğu kabul edilen ve yukarıda içeriği açıklanan ... Kadastro Mahkemesi'nin 1990/167 Esas, 2001/31 Karar sayılı davada ise davacıların, mirasbırakanları ...'in zilyetliğine ve taşınmazın murisleri ...'e hibe edildiği iddialarına dayalı tescil talebine ilişkin olduğu görülmektedir.

O halde, her iki davanın hukuki sebepleri farklı olduğuna göre, kesin hükümden söz edilemeyeceği kuşkusuzdur.

Hâl böyle olunca, öncelikle yargılama sırasında 27.04.2005 tarihinde ölen asıl dava davacılarından ... mirasçılarının davaya dahil edilmesi, ondan sonra işin esasına girilerek, tarafların dayandıkları tüm delillerin eksiksiz toplanması, gösterilen tanıkların iddialar doğrultusunda etraflıca beyanlarının alınması, toplanacak deliller, toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek, dava konusu taşınmazın davalıya temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekide saptanarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı ..., davacılar ..., ..., ... ve ... vekili ile birleşen dava tereke temsilcisi ...'ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün belirtilen nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/12531, K. 2016/1167, 4 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/12531
Karar No
2016/1167
Tarih
4 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/12531 K.2016/1606
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/12532 K.2016/2764
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/12533 K.2016/3208
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/12533 K.2016/3832
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/12533 K.2016/2082
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/12533 K.2016/2765

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.