KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/1286 E., 2016/3176 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
- Dava türü
- TESPİT
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tespit davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava,tapu kaydında malik gözüken kişi ile murisin aynı kişi olduğunun tespiti isteğine ilişkindir.
Davacılar, 20 parsel sayılı taşınmazın maliki "... oğlu..."; 37 (ifraz ile 3854 ve 3855) ve 159 parsel sayılı taşınmazların maliki "... Faris oğlu..." ile mirasbırakanları " ... oğlu ..."' in aynı kişi olduğunun tespitini istemişlerdir.
Davalı,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tespit davalarının konusunu tapu maliki ile Türkiye Cumhuriyeti nüfus sicilindeki kişilerin aynı kişiler olduğunun belirlenmesi oluşturur, eldeki davada davacı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından Lübnan vatandaşlığına geçen ve Lübnan nüfus kaydında adı ... olarak kayıtlı olan kişi ile tapu kayıtlarında adı geçen kişilerin aynı kişiler olduğunun tespitini istemiş olup Türkiye Cumhuriyeti nüfus kayıtlarında ... isimli bir kişi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de, idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda, tapu malikinin davacının iddia ettiği kişi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince; dosyada yer alan nüfus kayıtları, veraset ilamı ve ... Bakanlığı ... Genel Müdürlüğü yazı cevabından muris "... Farez oğlu ..." izin almadan Lübnan vatandaşlığına geçtiğinden 403 sayılı Kanunun 25. maddesinin (ç) bendi uyarınca Bakanlar Kurulu'nun 14.03.1966 tarihli kararıyla Türk Vatandaşlığından çıkarıldığı ve 09.10.2007 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan delillere göre tapu kayıt maliki ile davacıların murisinin aynı şahıs olduğu yönünde tam bir kanaat oluştuğu taktirde davacıların murisi ile tapu kayıt malikinin aynı kişi olduklarının tespitine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/1286, K. 2016/3176, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama