KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/1310 E., 2017/4669 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2017
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 139,140,141,142 parsel sayılı taşınmazların üzerine yüksek gerilim hattı taşıyan direk dikmek,elektrik teli geçirmek, yer altından gaz borusu döşemek suretiyle davalının müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve haksız el atmanın başladığı tarihten dava tarihine kadar olan süre için 1.000,00 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı,enerji nakil hatlarının davacı taşınmazına herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını, gaz borularının da yerin yaklaşık 200 cm altında olduğunu bu durumun davacının taşınmazından beklenen faydaya engel olmadığını , yer altından geçen bu kuyulardan dolayı taşınmazın eski maliklerinden izin aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, haksız müdahale olgusunun keşfen saptandığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulü ile 867,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, elatılan yerin değerinden ibaret olacağı kuşkusuzdur ve belirlenen bu değer üzerinden Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32.maddelerinin öngördüğü şekilde işlemlerin yerine getirileceği ve gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır. (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Ne var ki, davacı dava dilekçesinde 1.000,00 TL ecrimisil istemiş,el atılan kısmın değerini belirtmemiş , bu miktar üzerinden harç ikmali yapılmamıştır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun (temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın) mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfe katılan bilirkişilerden ek rapor alınarak taşınmazın davalı tarafından kullanılan bölümlerinin değerinin saptanması, yargılama sırasında eksik harcın tamamlanması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/1310, K. 2017/4669, 27 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama