KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/1339 E., 2016/3462 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2016
- Dava türü
- ECRİMİSİL
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl ve birleştirilen dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı asıl ve birleştirilen davalarında, mülkiyeti idareye ait 441 ada 56 parsel sayılı taşınmazın 451 m2’lik bölümüne davalı ... tarafından ev ve bahçe yapılmak suretiyle, 150 m2’lik bölümün birleştirilen dosyanın davalısı ... tarafından ikametgah olarak kullanılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek, 01/03/2007-20/03/2012 dönemine ilişkin davalı ... için 19.450-Tl, 01/01/2011-20/03/2012 dönemine ilişkin davalı ... için 2.654-TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı ..., işgalci olmadığını, 1989 yılından beri başka yerde oturduğunu, taşınmazın kardeşi tarafından kullanıldığını, ecrimisilleri de kardeşinin ödediğini, davacı idarenin 27/08/2010 tarihinde taşınmazı dava dışı firmaya kiraladığını, aynı yer için ecrimisil istemesinin hukuka aykırı olduğunu, istenen ecrimisilin fahiş olduğunu ve zamanaşımına uğradığını davalı ..., dava konusu yerle ilgili borcunun bulunmadığını, çekişme konusu taşınmaza ilişkin ... Kaymakamlığı’nın tahliye kararı sonucu taşınmazı boşalttığını, dava dışı ... ile davacı arasında 27/08/2010 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, aynı yerle ilgili kira tahsil edildiğinden mükerrer olarak ecrimisil istenemeyeceğini, ecrimisil istenen dönemde taşınmazı kullanmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile çekişmeli taşınmazın davalı ... tarafından kullanıldığı saptanarak ... aleyhindeki davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı ...’in temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalı ...’in temyiz itirazlarına gelince;
Davalı ..., 2000 yılında çekişmeli taşınmazı diğer davalı ...’e terkettiğini savunmuş, davacı tanıkları taşınmazın ... tarafından kullanıldığına ilişkin beyanda bulunmamışlar, ancak davalı tanıkları taşınmazın ... tarafından kullanılmadığını bildirmişlerdir.
Nitekim, davalı ...’in dosyaya sunduğu ikametgah belgeleri ve aboneliklerden 1989 yılından beri ...’de ikamet ettiği anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/1339, K. 2016/3462, 22 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama