KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/14107 E., 2018/12514 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2018
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları ...'ın 36 parsel sayılı taşınmazını dava dışı ......'in eşi davalı ...'a 22/03/1994 tarihinde satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, davalı ...'ın da bu taşınmazı 17/09/2012 tarihinde diğer davalı ...’e devrettiğini, işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin taşınmazı satmayı gerektirecek makul bir nedeni olmadığı gibi davalılardan ... isimli şahsın ... doğumlu olup köyle hiç bir bağlantısı bulunmadığını, böyle birinin taşınmazı sadece kağıt üzerinde aldığını ve muvazaalı işlemi bertaraf etmek amacıyla uhdesinde tuttuğunu, nitekim söz konusu taşınmazı davalı ... ve eşi......in kullandıklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ..., diğer davalı ... ile aralarında herhangi bir akrabalık bağı bulunmadığını, dava konusu taşınmazı iyi niyetli üçüncü kişi olarak, bedeli karşılığında satın aldığını, davacılar ile diğer davalı ... arasındaki ilişkiden haberdar olmadığını, davacıların satışın ve murisin ölümünün üzerinden uzun zaman geçtikten sonra dava açmalarının kötü niyetli olduklarını gösterdiğini, davalı ... ise, dava konusu taşınmazı murisin satmayı düşünmesi üzerine eşi ile birlikte edindiği birikimleri ile bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, daha sonra oğlunun ikinci kez nişanlanması nedeniyle çok borçlandığı için diğer davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/14107, K. 2018/12514, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama