KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/14938 E., 2018/12206 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı ..., 533 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden Hana ... oğlu ...'in ... uyruklu olup Bakanlar Kurulunun 01.10.1966 tarih 6/7104 sayılı kararnamesi ile Suriye uyrukluların menkul ve gayrımenkul her türlü emvaline el konulması gerektiğinden taşınmaza hazinece el konulduğunu, ancak sahte veraset ilamları ile yapılan intikaller ve satışlar nedeniyle tapu kayıt malikleri aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının kabul edilerek tapu kayıtlarının iptaline ve ... adına tesciline karar verilmesine rağmen paydaş olan ... ve ...'in paylarını davalılar ... ve ...’ya devretmesi nedeniyle kararın infaz edilemediğini ileri sürerek,
davalıların paylarının iptali ile önceki malik Hana ...oğlu ... adına tesciline ve 1062 Sayılı Yasa gereğince anılan paya Hazinece el konulduğunun şerhine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ..., evlendiği günden beri dava konusu taşınmazda, daha öncesinde ise dava konusu taşınmaza 300-400 metre uzaklıktaki baba evinde oturduğunu, evlendikten sonra eşinin, dedesi ...’den çekişmeli yeri düğün hediyesi olarak satın aldığını, bu yere ev yaptıklarını, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... herhangi bir savunma getirmemiştir.
Davanın kabulüne dair verilen karar Dairece, “...davalı ...'nın taşınmazdaki payı dava dışı ...'den satış suretiyle devraldığı gözönüne alındığında iyiniyetli olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmasının zorunluluk arzettiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, davalı ...'nın iyiniyetli olup olmadığı yönünde taraf delillerinin toplanarak inceleme ve araştırma yapılması sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ...’nın iyiniyetli olduğu gerekçesiyle onun yönünden davanın reddine, ilk kararı temyiz etmediği için hakkında kesinleştiği gerekçesiyle davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu kez Dairece, davacı ... lehinde önceden sonuçlanıp
dercaattan geçerek kesinleşen kararda husumet kendisine tevcih edilen ... eldeki davanın davalısı ...'nın eşinin dedesidir. O halde, ...'nin ... aleyhine açılan davayı TMK'nun 1024. maddesi hükmü uyarınca bilen ve bilmesi gerekli konumundaki kişi durumundadır. Öyle ise, bu husus bile başlı başına TMK'nun 1023.maddesinin koruyuculuğunda olmasına engel teşkil eder. Kaldı ki, ... ile ...'in ikametlerinde de komşu durumunda oldukları sabittir.
Hal böyle olunca, bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu ... hakkındaki davanın reddedilmiş olması isabetsizdir.Önceki bozma ilamına yanlış anlam verilerek kabul kapsamı dışındaki istekler bakımından hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi de doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı.Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/14938, K. 2018/12206, 12 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama