KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/15327 E., 2016/2141 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2016
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.11.2014 gün ve 2013/395 esas 2014/695 karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 27.05.2015 gün ve 7367-7747 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacılar, kayden paydaşı oldukları 698 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 6839 m2 lik kısmını, komşu 203 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davalı şirketin haksız olarak kullandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı şirket vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak çekişme konusu taşınmaza elatılmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu tarla niteliğindeki 698 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, davacıların davadan önce 8.12.2011 tarihli ihtarname ile taşınmazın 6839 m2 lik bölümüne tecavüz edildiğini ileri sürerek davalıyı ihtar ettikleri, anılan ihtarnamenin davalı tarafa 14.12.2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; davacılar dava dilekçesinde 10.9.2008 tarihinden itibaren toplam 5.000,00 TL ecrimisil istemişlerse de, 22.5.2014 tarihli oturumda 2012 yılından itibaren ecrimisil hesabı yapılmasını ve öncesine ait dönemlere ilişkin 3.500,00 TL ecrimisili davalıdan tahsil ettiklerini açıklamışlar, davalı taraf da 3.500,00 TL ecrimisil ödemesine ilişkin dekont suretini dosyaya ibraz etmiştir.
Nitekim; mahkemece çekişmeli yerde iki kez keşif yapılmış, ilk keşif sonucu düzenlenen rapor ve krokide davalının 5742 m²lik yere elattığı belirlenmiş olmasına karşın, daha sonra yapılan keşfe müteakip tanzim edilen raporda çekişmeli bölümün 1360 m² olduğu bilirkişice ifade edilmiş ve bu rapor doğrultusunda ecrimisil hesabı yapılarak hüküm kurulmuştur.
Nevar ki; gerek dava açılmadan önce düzenlenen aplikasyon krokisinde, gerekse daha sonraki tarihlere ait olup dosyaya ibraz edilmiş aplikasyon krokilerinde davalı şirket tarafından elatıldığı belirtilen bölümün 5742 m² olarak gösterilmesi ve yargılama sırasında alınan ilk keşfe ait raporunda aynı doğrultuda olmasına rağmen çelişkili olarak düzenlenen raporlar arasındaki aykırılık giderilmeden ve ikinci keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun kabul ve tercih sebebi açıklanmadan sonuca gidilmiştir.
Hâl böyle olunca; davacı tarafın 2012 yılından itibaren ecrimisil isteğinde bulunduğu gözetilerek üç kişilik kadastro fen memuru veya mühendisi ile...mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişiler ile yerinde yeniden keşif yapılarak dava konusu yerin kapsamının açıkca belirlenmesi, önceki raporlar ve aplikasyon krokileri arasındaki çelişkinin giderilmesi, saptanacak duruma göre ecrimisil hesabının yapılması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir .
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/15327, K. 2016/2141, 24 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama