KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/16161 E., 2018/10737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2018
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
....
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, banka kredisi alamaması üzerine davalı ...'ın kredi kullanabileceğini, ancak teminat olarak taşınmaz gösterilmesi gerektiğine ilişkin telkini üzerine 582 ada 4 parsel sayılı taşınmazını satış göstermek suretiyle bedel almadan .... devrettiğini ve aralarında yazılı protokol düzenlediklerini, ancak kredi için 2-3 gün beklemesi gerektiğini bildiren .... kendisini oyalayarak taşınmazı diğer davalı ...'e muvazaalı olarak aktardığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında taşınmazın dahili davalı firmaya devredilmesi üzerine seçimlik hakkını kullanarak yeni malike karşı davasını devam ettirmiştir.
Davalılar, iddiaların yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “...taşınmazın kısa sürelerle el değiştirdiği, gerçek değerinden düşük bedelle temlik edildiği gözetildiğinde davalı ... ile davalı ...'in el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri; son kayıt maliki olan dahili davalı firmanın da davacının kiracısı olup, 01.08.2003 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile taşınmazı kullanan kişi olduğu, noter kanalı ile davacıya gönderdiği 07.01.2008 tarihli ihtarname içeriğinden;
davacının ekonomik sıkıntı içerisinde bulunduğunu bildiği ve taşınmazı satınalma arzusunu da ortaya koyduğu değerlendirildiğinde dahili davalı firmanın da bu işlemleri bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda bulunduğu ve Türk Medeni Kanunu'nun 1024. maddesi delaletiyle 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.05.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... ..... yetkilisi .... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı ... ve vekili ...geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davalı ..., davalı ... vekili Avukat gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
./..
-KARAR-
.....
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/16161, K. 2018/10737, 29 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama