KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/16341 E., 2018/15405 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ-TESCİL
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan annesi ...’ün, mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak 228 parsel sayılı taşınmazı 22/05/1987 tarihinde dava dışı oğlu...e, 192 parsel sayılı taşınmazı davalı torunu ...’ye satış suretiyle temlik ettiğini, 228 parsel sayılı taşınmazın 04/11/1996 tarihinde dava dışı ...’a, 16/05/2000 tarihinde de mirasbırakanın torunu davalı ...’a satış suretiyle temlik edildiğini, ara malik Hüseyin’in davalı ...’ın kayınbiraderi olduğunu ileri sürerek çekişme konusu 228 ve 192 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar, temlikin gerçek bir satış olduğunu, zira dedelerinden kalan malların paylaşımı sırasında çocuklar arasında niza çıkması üzerine mirasbırakanın dava konusu taşınmazlarla ilgili satış kararı aldığını ve bunun üzerine taşınmazların kendilerine satıldığını, mirasbırakanın satış bedelini çocukları arasında pay ettiğini, yerine başka birini hacca gönderdiğini, mal kaçırma amacıyla hareket etmediğini, alım güçlerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Çekişme konusu taşınmazların davalılara intikalinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, davalı tanık beyanlarının samimi ve inandırıcı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairece, “ davalı taraf vekillerince tanıkların dinlendiği talimat mahkemesinde hazır bulunmak istediklerinin bildirilmesi üzerine, mahkemece, 28.04.2011 tarihli oturumda, davalılar tanığı ..., ..., ...’ın beyanlarının alınması için ...
Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmasına, talimatta taraf vekillerine de duruşma gününün tebliğ edilmesinin istenilmesi yönünde ara kararı verildiği, ancak 06.05.2011 tarihinde yazılan talimatta hem bu ara kararının, hem de kanun hükmünün ihlâl olunarak taraf vekillerinin duruşma gününden haberdar edilmesi gereğine işaret edilmediğinden ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesince duruşma günü taraf vekillerine bildirilmeden ve onların yokluğunda adı geçen davalı tanıklarının dinlendiği görülmektedir.Bu durumda, hükmün sonucunu etkileyen usul yanlışlığı yapılarak esas hakkında karar verilmiş olmasının doğru olduğu söylenemez.
Kabule göre de, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığına göre, davalılar kendilerine devredilen taşınmazların değerlerine göre ayrı ayrı harç ve vekalet ücretinden sorumlu olmaları gerekirken toplam değerden birlikte sorumlu tutulmuş olmaları da isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, mirasbırakanın davalılara yaptığı temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.12.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen dahili davacılar vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/16341, K. 2018/15405, 11 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama