İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/16497 K.2019/108

Taraflar arasında görülen tapu iptail ve tescil, tazminat, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli…

Esas2015/16497Karar2019/108Tarih15 Ocak 2019Okuma6 dk · 1.171 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2015/16497 E., 2019/108 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ocak 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.171 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptail ve tescil, tazminat, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 15.01.2019 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalılar ... vd. vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı,

süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, taşınmaz el değiştirmiş ise tazminat, olmadığı taktirde tenkis isteğine ilişkindir.

Asıl ve birleştirilen davada davacı ..., mirasbırakan babası ...’in mirastan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak 226 parsel sayılı taşınmazı davalı kızı Sevil’e, 22 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 23 parsel sayılı taşınmazdaki 48/64 payını davalı kızı ...’ye 24.04.2000 tarihinde satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek çekişme konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, taşınmazın el değiştirmesi halinde tazminata, olmadığı taktirde tenkise karar verilmesini istemiştir.

Asıl davada davalı ... ve birleştirilen davada davalı ..., tenkis isteği bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğini, mirasbırakanın, davacı ve diğer çocukları lehine temliklerde bulunduğunu, davacıya temlik edilen dava dışı 531 parsel sayılı taşınmazın daha değerli olduğunu, mirasbırakanın mal kaçırma amacıyla değil paylaştırma amacıyla hareket ettiğini, aşamalarda dava dışı 531 parsel sayılı taşınmazın bedeli mirasbırakan tarafından ödenmek suretiyle davacı adına kayıtlandığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

Asıl davada, mirasbırakanın paylaştırma iradesiyle hareket ettiği benimsenerek davanın reddine dair verilen karar Dairece, mirasbırakanın denkleştirme amacıyla mı yoksa mal kaçırma amacıyla mı hareket ettiğinin incelenmesi gerekçesiyle bozulmuş; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; söz konusu karar Dairece, bu kez her iki davalıya karşı açılan davaların birlikte değerlendirilerek ve gerektiğinde birleştirilerek görülmesi ve mirasbırakanın temlikleri yapmasındaki gerçek iradesinin belirlenmesi gerekçesiyle bozulmuş;

birleştirilen davada verilen ret kararı ise Dairece, mirasbırakanın tüm mirasçılara hak dengesini gözeten bir paylaştırma veya denkleştirme amacı ile hareket ettiğinin ileri sürülmesine olanak bulunmadığı, gerek davalının denkleştirme savunması ve gerekse diğer delillerden özellikle tanık anlatımlarından çekişmeli taşınmazın davalıya aslında bağış yapıldığı halde ve bedelsiz olarak satış biçiminde temlik edildiğinin duraksamaya yer bırakmayacak biçimde anlaşıldığı, hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle;

bilahare karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine her iki dava dosyasının birlikte değerlendirilerek ve gerektiğinde birleştirilerek görülmesi ve asıl davada verilen bozma kararında belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak mirasbırakanın temlikleri yapmasındaki gerçek iradesinin belirlenmesi gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiş; asıl ve birleştirilen davada bozma ilamlarına uyularak ve her iki davanın birleştirilerek incelenmesi neticesinde mirasbırakanın denkleştirme amacıyla hareket ettiği, tenkis isteği bakımından ise hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 1916 doğumlu mirasbırakan ...’in 30.10.2002 tarihinde ölümü üzerine davacı oğlu ..., asıl davada davalı kızı ..., birleştirilen davada davalı kızı ... ile dava dışı çocukları ..., ... ve ölen oğlu ...’ın eşi ... ve çocukları ...ile ...’ın mirasçı kaldıkları, dava konusu 226, 22 parsel sayılı taşınmazların tamamı, 23 parsel sayılı taşınmazın 48/64 payı mirasbırakan adına kayıtlı iken intifa hakkını üzerinde bırakmak suretiyle 24.04.2000 tarihinde 226 parsel sayılı taşınmazın tamamını davalı kızı Sevil’e,

22 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 23 parsel sayılı taşınmazın 48/64 payını davalı kızı ...’ye satış yolu ile temlik ettiği, 22 parsel sayılı taşınmazın ifrazen 327, 328, 329, 330, 331 parsellere ayrıldığı, 331 parsel sayılı taşınmazın 25.07.2007 tarihli satış işlemiyle dava dışı kişiye devredildiği,

mirasbırakanın dava dışı 17 ve 170 parsel sayılı taşınmazların tamamını intifa hakkını üzerinde bırakmak suretiyle dava dışı kızı ...’ye 24.04.2000 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği, dava dışı 319 parsel sayılı taşınmazın (ifrazla 529, 530, 531, 532 parsel olan ve 531 parselin ifrazı neticesinde 818, 819 ve 820 parsel olan) 9/32 payı mirasbırakan adına kayıtlı iken 28.01.1965 tarihinde satış suretiyle dava dışı oğlu Sağlam’a temlik ettiği, yine 532 parsel sayılı taşınmazda mirasbırakanın adına kayıtlı 4/32 payı dava dışı oğlu Sağlam’a 25.01.1996 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği,

davacı ...’nin dava dışı 319 parsel sayılı taşınmazdaki 3/32 payını 21.04.1976 tarihinde dava dışı kişiden satış yolu ile, 64/128 payını da 28/03/1978 tarihinde hükmen tescil yolu ile edindiği, 319 parselin ifrazı ile oluşan 531 parsel sayılı taşınmazda mirasbırakan adına kayıtlı 8/32 payın 21.07.2004 tarihinde mirasçılarına intikal ettiği ve aynı tarihli taksim işlemiyle söz konusu payın davacı ... adına tescil edildiği, davacı ... ile dava dışı kardeşi Sağlam’ın bu taşınmazdaki paylarını dava dışı kişilere değişik zamanlarda temlik ettikleri anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Öte yandan; mirasbırakan sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından söz edilemeyeceğinden olayda 1.4.1974 tarih ½ sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulanamayacağı da kuşkusuzdur.

Somut olaya gelince, mirasbırakan tarafından davacı oğlu Bahri’ye ve eşi ...’e yer verildiği kanıtlanmamış olup mirasbırakanın tüm mirasçılarını kapsayan ve hak dengesini gözeten geçerli bir paylaştırma yaptığından söz edilemez.

Hal böyle olunca, toplanan deliller ve dosya içeriğinden mirasbırakanın dava konusu temlikleri bedelsiz ve mal kaçırma amacıyla yaptığı anlaşılmakla asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Asıl ve birleştirilen davada davacının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/16497, K. 2019/108, 15 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/16497
Karar No
2019/108
Tarih
15 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/16498 K.2019/558
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/16527 K.2019/382
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/16695 K.2019/119
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/16735 K.2019/102
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/16795 K.2019/111
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/16815 K.2019/388

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.