İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/16843 K.2016/10873

....

Esas2015/16843Karar2016/10873Tarih6 Aralık 2016Okuma5 dk · 1.012 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2015/16843 E., 2016/10873 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Aralık 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.012 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

....

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 06.12.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat gelmedi, temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı ... vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi,

duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.

Davacılar, ortak mirasbırakan babaları ...'in 146 nolu parsel sayılı taşınmazdaki 3/12 payı ile 862 taşınmazdaki 1/2 payını ve 881 parsel sayılı taşınmazı davalı oğullarına satış göstererek temlik ettiğini, işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali-tescil isteğinde bulunmuşlardır.

Davalılar, taşınmazların bedellerini ödeyerek satın aldıklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, muvazaanın kanıtlanamadığı, daha önce açılan ..... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/299 Esas sayılı dosyasında verilen davanın reddi kararının da Yargıtayca onandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1906 doğumlu muris ...'in 20.12.1996 tarihinde öldüğü ve geride mirasçıları olarak 7 çocuğunun(., ., ., ., ., . ve ....) kaldığı; eldeki davanın, murisin kızları ... ve .... ile oğlu ...... tarafından diğer oğullarından ..... ve .... aleyhine açıldığı; .... da yargılama sırasında 19.07.2009 tarihinde ölümüyle terekesine mümessil olarak ... atandığı ve davanın sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan; dava konusu edilen 881 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 146 parsel sayılı taşınmazın 3/12 payının ve 862 parsel sayılı taşınmazın tamamının muris Haydar adına kayıtlı iken:

./..

I) 881 parsel sayılı taşınmazın tamamının mirasbırakan tarafından 28.09.1978'de davalı oğlu .... satış yoluyla temlik edildiği, .... da taşınmazın 1/2 payını 08.08.1979'da bacanağı olduğu söylenen .... sattığı ve 14.08.1979'da da anılan payı geri aldığı,

II) 146 parsel sayılı taşınmazın 3/12 payının mirasbırakan tarafından 29.05.1990'da davalı oğlu .... satış yoluyla temlik edildiği (murisin, aynı akitte dava dışı 1044 parsel sayılı taşınmazı oğlu ..... satış yoluyla devrettiği); taşınmazın 2007 yılında imara tabi tutulması sonucunda 2933, 2940 ve 1590 parsel sayılı taşınmazları oluştuğu; ....., 2933 ve 2940 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/4 payını 10/40 pay kabul edip 31.12.2007'de 1/20 payını kardeşi Sabit'e, 1/20 payını kardeşi .... ve 3/40 payını da yeğeni (kardeşi .. oğlu) .... sattığı, kendi üzerinde de 3/40 payın kaldığı; daha sonra 2933 ve 2940 parsel sayılı taşınmazların 2009 yılında tekrar imara tâbi tutulduğu ve 3708 ile 2438 oluştuğu;

III) 862 parsel sayılı taşınmazın yarı payı mirasbırakanın uhdesinde tutulup diğer yarı payının mirasbırakan tarafından 09.07.1993'de davalı oğlu .... satış yoluyla temlik edildiği; taşınmazın 1994'te ifraz suretiyle 1320 ve 1321 sayılı parsellere ayrılarak yarı yarıya muris ile davalı ... adlarına tescil edildiği, aynı tarihte yapılan rızai taksim ile de 1320 parsel sayılı taşınmazın müstakilen .... adına, 1321 parsel sayılı taşınmazlarda müstakilen mirasbırakan adına tescil edildiği sabittir.

Bunların yanında; dosya arasında bulunan .... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/299 Esas sayılı dava dosyasında, eldeki davanın davacıları tarafından 146 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamaları sonucunda oluşan 3708 ve 2438 parsel sayılı taşınmazlar hakkında muris muvazaası hukuksal nedenine dayanılarak açılan tapu iptali-tescil davasının yargılaması sonucunda, muvazaa iddiası kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verildiği ve derecattan geçerek kesinleştiği görülmektedir.

Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki, bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de, Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı hususlarının araştırılmasında ve satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

../...

Somut olayda, dava konusu 146 parsel sayılı taşınmaz bakımından; daha önce ..... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddedilip kesinleşen 2010/299 Esas sayılı dosyası davacılar yönünden bağlayıcı bulunduğundan, anılan parsel hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacıların bu parsel hakkındaki temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerinde değildir. Reddine.

Ne var ki, 881 ve 862 parsel sayılı taşınmazlar bakımından yukarıda değinilen olgular açıklanan ilkeler çerçevesinde birlikte değerlendirildiğinde; miras bırakanın 1906 doğumlu olup 1996 tarihinde öldüğü, çocuklarının yaşları, evlenme tarihleri ve miras bırakanın mali durumu itibariyle temlik tarihleri olan 1978, 1990 ve 1993 yıllarında mal satmaya gereksinimi olmadığı, dava konusu taşınmazları elden çıkarması için haklı, ciddi ve makul bir nedeni ya da nedenlerinin bulunmadığı;

esasen az mal satarak çok para elde etmesi olanağı varken düşük bedellerle taşınmazları oğullarına satmasının satıştan başka bir amacı gerçekleştirmek arzusunu gösterdiği; yine davalılar tarafından satış bedellerinin ödendiği veya murisin banka hesabına yatırıldığı kanıtlanamadığı gibi ölümünden sonra terekesinden para çıkmadığı, ölümüne kadar geçen süre içerisinde de satış bedellerinin muris tarafından nerelere kullanıldığının ispat edilemediği; sonuç itibariyle anılan taşınmazlar bakımından muvazaa olgusunun gerçekleştiği kanaatine varılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Hâl böyle olunca, 881 ve 862 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddedilmesi isabetsizdir. Davacıların 881 ve 862 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/16843, K. 2016/10873, 6 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/16843
Karar No
2016/10873
Tarih
6 Aralık 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/16844 K.2016/14903
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/16859 K.2016/15383
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/16861 K.2016/15516
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/16866 K.2016/11513
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/16880 K.2016/15514
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/16887 K.2016/15385

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.