KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/16975 E., 2016/257 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2016
- Dava türü
- ZİLYETLİĞİN TESPİTİ-TECAVÜZÜN ÖNLENMESİ
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı olduğu kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurulu olmayan 393 ada 14 parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 3 nolu dairelerin kendisine ait olduğunu, ancak davalı ile dava dışı bir kısım kişilerin anılan daireleri kullanmasına izin vermediklerini, 28.1.2013 tarihinde davalının dairenin kilidini zor kullanarak değiştirip içine eşya koymaya başladığını ileri sürerek, zilyetliğinin tespiti ile devam eden ve devam etme tehlikesi süren saldırının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, çekişmeye konu dairelerin davacıya ait olmadığını ve yönetim olarak bu dairelere elkoyduğunu, davacının payının düğün salonlarının bulunduğu kısımda 300 m2'lik yere isabet ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tapulu olduğu, tecavüzün men'i davasının 6100 sayılı kanunun 4. maddesinde sayılan davalardan olmadığı, HMK madde 382'de düzenlenen çekişmesiz yargı işleri kapsamında da olmadığı gerekçesi ile mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, dosyanın istek halinde anılan mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden taraflar arasındaki çekişmenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinden kaynaklandığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında kaldığı, buna göre; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirlenmek suretiyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/16975, K. 2016/257, 13 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama