KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/1883 E., 2015/2267 K.·İncelenen Kararın
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2015
- Mahkemesi
- REFAHİYE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/12/2013
- Numarası
- 2013/312-2013/325
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptal, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ................ raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası ve ehliyetsizlik hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı M.. S..'ın, halen hayatta olan babası ...................'ın yaptığı taşınmaz temlikine karşı eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden; davacının, babasına vasi tayin edilmesi için yargılama sırasında açtığı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/123 esas sayılı davasının reddedildiği, anılan kararın Yargıtay 18. Hukuk Dairesince “eksik araştırma” yönünden bozulduğu, bozma sonrasında 2014/52 esasına kaydedildiği ve halen derdest bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 114. maddesinde “dava ehliyeti” dava şartı olarak benimsenmiş; 03.03.1993 tarihli ve 773/82 sayılı Hukuk Genel Kurulu kararında da, dava şartlarının davanın açıldığı tarihten hükmün kurulduğu tarihe kadar varlığını devam ettirmesinin temel kural olduğu açıkça vurgulanmıştır.
Diğer taraftan, HMK'nın 115/3. maddesi; “Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” hükmünü içermektedir.
O halde, hakimin, davanın başında dava şartlarının mevcut olup olmadığını kendiliğinden (re'sen) araştırmak zorunda olması yanında; dava açılırken bulunmayan dava şartlarının yargılama sırasında tamamlanması halinde davanın esasına girerek sonuçlandırması gerekeceği de kabul edilmelidir.
./..
-2-
Hâl böyle olunca, değinilen yasal düzenlemeler ve yargısal uygulamalar ile davada ileri sürülen hukuksal nedenlerin kamu düzeniyle ilgili bulunması karşısında; vasi tayini hakkındaki Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/52 esas sayılı davasının sonucunun beklenmesi, vasi tayinine karar verilmesi halinde davanın vasiye ihbar edilmesi, husumet izni de alınması suretiyle vasinin davaya katılması sağlanır ise, işin esasının incelenmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/1883, K. 2015/2267, 17 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama