İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/18885 K.2018/15480

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2015/18885Karar2018/15480Tarih12 Aralık 2018Okuma5 dk · 1.023 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2015/18885 E., 2018/15480 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Aralık 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.023 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, mirasbırakanları ...... (Tenha)’ın, ......... köyünde bulunan 39 adet taşınmazda paydaş olduğunu, veraset ilamında ismi geçen ......... mirasçıları olarak belirlendiklerini ileri sürüp yapılacak intikal işlemine esas olmak üzere dava konusu taşınmazların kendilerine ait olduğunun, mirasçılar tarafından tasarruf edildiğinin ve ...... maliki ile murisin aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesini istemişlerdir.

Asli müdahiller, davacıların ............’nın mirasçıları olmadıklarına dair kesinleşmiş mahkeme kararları bulunduğunu belirterek, davaya asli müdahale taleplerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini istemişler, ayrıca davacıların kötüniyetli olarak dava açmaları nedeni ile HMK 329/2.maddesi uyarınca üst sınırdan idari para cezasına mahkum edilmesini talep etmişlerdir.

Mahkemece, davacıların dava konusu edilen taşınmazlarda hukuken korunmaya değer bir haklarının bulunmadığı, taşınmazların paylı maliki olan ............ ile aralarında herhangi bir mirasçılık ilişkisi de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine, ayrıca davacıların işbu davayı açmakta kötü niyetli oldukları ve hiç bir haklarının olmadıklarını bildikleri halde davayı açmış olmalarından dolayı HMK'nun 329/1.maddesi gereğince asli müdahil davacıların vekillerine ödemiş oldukları vekalet ücretinin tamamını ödemeye mahkum edilmelerine ve HMK'nun 329/2. maddesi gereğince de işbu davadaki haksızlık boyutu dikkate alınarak 1.000 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden çekişme konusu taşınmazların kayıt malikinin ............ olduğu, eldeki davanın asli müdahillerinden ... tarafından açılan ......... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/259 Esas - 2003/110 Karar sayılı dosyası ile davacıların ...... Tenha’nın mirasçıları olduklarını bildirmek için belirttikleri ......... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/259 Esas - 2001/64 Karar sayılı veraset ilamının iptaline karar verildiği, yine ......... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/404 Esas - 2006/196 Karar sayılı dosyasında ve bu dosyanın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7.Hukuk Dairesinden verilen 2008/99 Esas - 2008/220 Karar sayılı ilamında eldeki davanın davacılarının ...... maliki

......’ın mirasçıları olmadığı hususunun saptandığı, her ne kadar davacılar davayı takip etmemiş iseler de, davanın asli müdahiller tarafından yürütüldüğü göz önüne alındığında yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 8.20 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 12.12.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

-KARŞI OY-

Dava, çekişmesiz yargı işlerinden olan kayıt malikinin tespiti istemine ilişkindir.

Davacılar, dava konusu taşınmazlardaki kayıt maliki ile veraset ilamındaki mirasbırakanlarının aynı kişi olduğunun tespiti isteminde bulunmuşlar, davacılar ya da vekilleri duruşmalara katılmamışlar, ..., ..., ... ve ...

12.03.2015 tarihli asli müdahale dilekçesi ile, davacılar ile aralarında görülen davalar sonucu lehlerine kesin hüküm oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini istemişler, mahkemece davacıların dava konusu taşınmazlarla ilgilerinin bulunmadığı ve davanın kötüniyetli olarak açıldığı gerekçesiyle; asıl davanın reddine, HMK'nun 329. maddesi gereğince asli müdahillerin akdi vekalet ücretinin davacılardan alınarak asli müdahillere verilmesine,

davacıların disiplin para cezası ile cezalandırılmalarına, asli müdahiller vekili lehine belirlenen maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak asli müdahillere verilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiş, sayın çoğunluk tarafından hükmün onanmasına karar verilmiştir

Davadaki temel sorun ve sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, asli müdahale kavramına ve bunun uygulama yöntemine ilişkindir. Asli müdahaleyi düzenleyen 6100 sayılı HMK'nun 65. madde hükmü şöyledir: Madde 65- " (1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen veya tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. (2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır."

1086 sayılı HUMK'da yer almayan asli müdahale kavramının 6100 sayılı HMK'daki mevcut düzenleme şekli tereddüte yer vermeyecek düzeyde açıktır. Buna göre, yargılama konusu hak veya şey üzerinde hak iddia eden üçüncü kişi, yargılamada davacı ve davalı olan kimselere karşı aynı mahkemede "dava" açabilir.

Çekişme konusu olan hak veya şeyle ilgili davacı ve davalı dışında kendi üstün hakkının bulunduğunu ileri süren kimse asli müdahale talep ederek lehine hüküm verilmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Yargılamada davacı ve davalı olan kimseler asil müdahale isteyen yönünden "davalı" durumuna gelmektedirler. Asli müdahale isteyenin hak veya şeyin dava değeri üzerinden harç yatırmak yükümlülüğü bulunduğunda kuşku yoktur.

Madde metninin 2. fıkrasında asıl yargılama ile beraber yürütülecek asli müdahale davası hakkında mahkemenin bir "karar" vereceği belirtilmiştir.

Somut olaya gelince, asli müdahale isteyenler davacılar ile aralarında daha önceden sonuçlanan ve kesin hüküm haline gelen davalar nedeniyle yalnızca "davanın reddini" istemişler, taşınmazlarla ilgili davacılar yerine kendi lehlerine "tespit" isteminde bulunmamışlardır. Ortada asli müdahalede bulunanların, kanunun aradığı şartlarda açtığı bir "dava" yoktur. Davacının davasının reddini istemek bir "dava" değildir.

Böyle bir istemin asli müdahale olarak kabulü halinde "feri müdahale" kavramı ile aralarında hiç bir farkın kalmayacağı tartışmasızdır. Asli müdahale isteyenlerin çekişme konusu hak veya şeyle ilgili esas yönünden bir istemi bulunmadığından mahkemece de onlarla ilgili hüküm kurulmamış, asıl davanın reddine karar vermekle yetinilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki, çekişmesiz yargı işlerinden olan "tespit" istemine asli müdahalede bulunulduğunda, artık yargılama çekişmeli hale gelmektedir. Bu durumda davada sulh hukuk mahkemesinin görevi sona ereceğinden, mahkemece "esas" yönünden "ret" hükmü kurulması hatalıdır.

Öte yandan, asıl dava ve mahkemenin kabul ettiği şekliyle asli müdahale davası ayrı ayrı davalar olduğundan, asıl davada davacının duruşma günü tebliğine rağmen duruşmaya katılmamasından dolayı, HMK'nun 150. maddesi gereğince hakimin re'sen dosyayı işlemden kaldırması gerekirken, asli müdahalede bulunanlar vekilinin davayı takip beyanını esas alarak davaya devam etmesi ve sonucunda esas hakkında hüküm kurması kanuna aykırıdır. Zira, müdahale isteminde bulunanlar, davacıların açtığı davanın tarafı değildir. Aksi düşünce HMK'nun 24. maddesinde düzenlenen "tasarruf ilkesine" aykırı olacaktır.

Yine mahkemece, asli müdahale isteminde bulunanların istemi üzerine HMK'nun 329/1. maddesi gereğince akdi vekalet ücreti ve maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak asli müdahale isteminde bulunanlara verilmesine karar verilmiştir.

Davacıların kötüniyetli olarak dava açtığını kabul eden mahkeme tarafından, davacılar tarafından asli müdahale isteminde bulunanlara değil, ilgili sıfatıyla ...... müdürlüğüne davanın yöneltildiği ve asli müdahale isteminde bulunanların HMK'nun 329/1 madde hükmündeki "diğer taraf" sıfatını taşımadıkları gözden kaçırılmıştır.Yargılama giderinden sorumluluğu düzenleyen HMK'nun 326. maddesi gereğince, açtığı davanın reddi halinde davacı "aleyhine hüküm verilen taraf" sıfatıyla, yalnızca davalıya karşı yargılama giderinden sorumlu tutulabilir.

Aksi düşüncede, asıl davanın reddedildiği ve asli müdahale davasının kabul edildiği davalarda, davacı aleyhine hem davalının, hem de asli müdahilin yargılama giderini ödeme yükümlülüğü yüklenmesi gibi usul kurallarına aykırı bir durum ortaya çıkacaktır.

Bu açıklamalara göre, mahkemece asli müdahale isteminin feri müdahale olarak kabul edilmesi ve davayı takip etmeyen davacılar yönünden HMK'nun 150. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerektiği kanaatiyle, sayın çoğunluğun onama yönündeki aksi görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/18885, K. 2018/15480, 12 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/18885
Karar No
2018/15480
Tarih
12 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/18889 K.2018/15637
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/18890 K.2018/15074
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/18934 K.2018/12015
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/18949 K.2018/12685
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/18956 K.2018/12085
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/18998 K.2018/12667

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.