KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/3953 E., 2017/5647 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2017
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-K A R A R-
Asıl dava muvazaa hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında alacak, birleştirilen dava bankadan temin edilen kredi nedeniyle ödenen paraların ve davalıya ait taşınmaza yapılan zorunlu ve faydalı giderlerin tahsili isteklerine ilişkindir.
Mahkemece her iki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere miras bırakan tapuda adına kayıtlı taşınmazı tapu memuru önünde satış şeklinde gösterir, ancak amacı bağış olur ise uygulanabilir.
Somut olayda miras bırakan kooparatif payını devretmiştir. Bu devir nedeniyle 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri yoktur. Birleştirilen dava bakımından da davacı, davalı tarafından temin edilen kredi taksitlerinin bir kısmını ödediği için 10.625 TL, kalanı da zorunlu ve faydalı masraflar olmak üzere 18.575 TL istemiştir. Temin edilen kredinin davacı ... tarafından ödendiği kanıtlanmış değildir. Bu durumda birleşen dava yönünden sadece davacı ... tarafından yapılan zorunlu ve faydalı masraflara hükmedilebilecektir.
Hal böyle olunca asıl davanın reddine, birleştirilen dava yönünden de zorunlu ve faydalı masraflar bakımından dava dilekçesindeki istek de gözönünde tutularak bir karar verilmesi, kredi borçlarına karşılık olarak istenen 10.625 TL ye ilişkin talebin reddedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/3953, K. 2017/5647, 23 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama