KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/4359 E., 2015/7098 K.·Mahkemesi : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2015
- Tarihi
- 08/10/2013
- Numarası
- 2011/416-2013/395
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptal tecsil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davaların kabulüne dair verilen karar, davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-K A R A R-
Asıl dava ehliyetsizlik; birleştirilen dava ise ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal tescil isteklerine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davaların kabulüne dair verilen karar, Dairece “ temlik tarihinde mirasbırakanın ehliyetli olup olmadığının Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Adli Tıp Raporu doğrultusunda mirasbırakanın temlik tarihinde ehliyetli olduğu saptanarak asıl ve birleştirilen davalarda ehliyetsizlik sebebine dayalı talebin reddine, muris muvazaasına dayalı talebin kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriği ile mirasbırakanın temlik tarihinde hukuki ehliyeti haiz olduğu, ancak temlikin muvazaalı ve mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirildiği saptanarak birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalılar vekilinin buna ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalılar vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince;
Asıl davada ehliyetsizlik hukuksal nedenine, birleştirilen davada da hem ehliyetsizlik hem de muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak iptal- tescil istenildiği açıktır.
Bu durumda asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ehliyetsizlik yönünden davanın reddine, muris muvazaası yönünden ise kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ( TMK ) 28.maddesi uyarınca ölümle kişiliğin son bulduğu gözetilip davanın tarafları olan tüm mirasçılar adına tescil hükmü kurulması gerekirken, ölü kişi ( mirasbırakan ) adına tescile karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/4359, K. 2015/7098, 12 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama