KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/5165 E., 2015/5899 K.·Mahkemesi : Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2015
- Tarihi
- 22/10/2013
- Numarası
- 2013/213-2013/518
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ....'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 3303 parsel sayılı taşınmaza, köprü inşa etmek ve yol olarak kullanmak suretiyle davalı tarafından müdahale edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve köprünün yıkımına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, köprünün DSİ Bölge Müdürlüğü tarafından yaptırıldığını, önceki maliklerin de rızası ile uzun yıllardan bu yana bu güzergahı kullanarak kendi taşınmazına ulaştığını, başka geçebileceği yol olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin keşfen belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile, çekişme konusu “bahçe” vasfında 3303 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalının taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı halde bilirkişilerce düzenlenen krokide A (206,21 m2) ve B (11,68 m2) harfleri ile gösterilen bölümleri kullanmak suretiyle taşınmaza müdahale ettiği saptanarak elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, yıkımı istenilen köprünün dava dışı DSİ 9. Bölge Müdürlüğü tarafından yapıldığı sabittir. Bu durumda, bu istek bakımından davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden, yıkım isteğinin taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yıkım isteğinin de kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/5165, K. 2015/5899, 21 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama