KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/5370 E., 2017/6602 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2017
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı, paydaşı olduğu 646 ve 648 parsel sayılı taşınmazlara davalıların ahır yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek elatmalarının önlenmesine ve yapının yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., çekişmeli taşınmazlarda davacı ile paydaş olduklarını, davacının taşınmazlarda kullanabileceği alanlar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının payına karşılık taşınmazlarda kullanabileceği kısımlar olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 648 parsel sayılı taşınmazda davacı ile davalıların mirasbırakanı...'in 646 parsel sayılı taşınmazda ise davacı ile davalı ...'in paydaş olduğu, davalı ...'in payını 26.09.2012 tarihinde satış ve birleştirme işlemi ile edindiği, diğer davalı ...'in ise 646 parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; 648 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu hususdaki temyiz itirazının reddine; Ancak dava konusu 646 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'in pay sahibi olmadığı gözetilerek bu taşınmaz bakımından davalı ...'in mutlak olarak elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/5370, K. 2017/6602, 20 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama