İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/5877 K.2017/7451

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine, birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı ...…

Esas2015/5877Karar2017/7451Tarih18 Aralık 2017Okuma5 dk · 1.048 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2015/5877 E., 2017/7451 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Aralık 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.048 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine, birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Asıl dava, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava muvazaa hukuksal nedenine dayalı tespit isteğine ilişkindir.

Davacı; maliki olduğu 9 adet dairenin eşi ... tarafından sahte vekaletname ile yakın arkadaş ve akrabalarına satıldığını, vekaletnamenin sahteliğinin ispatlandığını ileri sürerek sahte vekaletname ile davalılar adına intikal eden taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.

Davalılardan ..., ... ve Musa Rahmiöz ile dahili davalılar ... ile ... taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldıklarını ve iyiniyetli olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlar, Birleştirilen davada, davacılar ..., ... ve ... ise davalı ...’ın sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemiyle açtığı davada kendilerinin mağdur edilmek istendiğini, davalı ... ile eşi ... arasında yapılan satış sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek satış sözleşmesinin iptali ile taşınmazların davalının eşi ...'a ait olduğunun tespitini istemişlerdir.

Mahkemece, takip edilmeyen birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına, yolsuz tescille devraldıkları taşınmazları dahili davalılara devreden ve malik olmayan davalılar ...haklarındaki davanın husumet nedeniyle reddine, ... hakkındaki davanın taşınmazları yolsuz tescil sonucu edindikleri gerekçesiyle kabulüne, dahili davalılar hakkında açılan davanın ise iyiniyetli oldukları gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden, davacının maliki olduğu 1475 (yeni 1495) ada 21 parsel üzerindeki 1, 2 ve 4 no’lu bağımsız bölümlerin, Köln Başkonsolosluğu’nun 25.01.1999 tarih ve 4079532 sayılı sahte vekaletnamesine istinaden davacının eşi ... tarafından 04.06.1999 tarihinde davalı ......’e satış yoluyla temlik edildiği, yine anılan sahte vekaletnameye istinaden ... tarafından 20.05.1999 tarihinde 3 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... ...’a, 6 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin davalı ...’a, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin ise davalı ...’e satış yoluyla temlik edildiği,

Bilahare, 1 no’lu bağımsız bölümün, 21.06.2000 tarihinde davalı ...... tarafından dava dışı ...’e satış yoluyla devredildiği, onların da taşınmazı 25.05.2001 tarihinde dahili davalı ...’e satış suretiyle temlik ettikleri,

2 no’lu bağımsız bölümün, 03.08.2000 tarihinde davalı ...... tarafından dahili davalı ...’e satış suretiyle temlik edildiği,

3 no’lu bağımsız bölümün, 06.04.2001 tarihinde davalı ... ... tarafından dahili davalı ...’a satış suretiyle temlik edildiği,

4 no’lu bağımsız bölümün, 28.03.2001 tarihinde davalı ...... tarafından dahili davalılar ... ve ...’a satış suretiyle temlik edildiği,

5 no’lu bağımsız bölümün, 21.06.2000 tarihinde davalı ... ... tarafından dahili davalı ...’a satış yoluyla devredildiği, onun da taşınmazı 04.07.2005 tarihinde dahili davalılar ... ve ...’na satış suretiyle temlik ettiği,

6 no’lu bağımsız bölümün, 18.08.2000 tarihinde davalı ... tarafından dahili davalı ... ...’a satış suretiyle temlik edildiği,

9 no’lu bağımsız bölümün, 19.09.2002 tarihinde davalı ... tarafından dahili davalı ...’a satış suretiyle temlik edildiği,

04.06.1999 tarih ve 2865 yevmiye no’lu ve 20.05.1999 tarih ve 2468 yevmiye no’lu akitlerde kullanılan Köln Başkonsolosluğu’nun 25.01.1999 tarih ve 4079532 sayılı vekaletnamesinin sahte olduğu hususunun, ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/366 Esas, 2005/351 Karar sayılı kararı ile saptandığı, anılan kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, Köln Başkonsolosluğu’nun 25.01.1999 tarih ve 4079532 sayılı vekaletnamesinin sahte olduğunun ceza soruşturması ile saptandığı ve ilk el konumundaki davalı ...’in TMK.’nun 1023.maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gözetilerek davalı ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı ...’in temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.

Davacının temyiz itirazlarına gelince; ikinci el konumundaki dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ...’ın TMK'nun 2. maddesi anlamında iyiniyetli olduklarının anlaşılması halinde TMK'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanacakları, edinimlerinin korunacağı kuşkusuzdur.

Ne var ki; mahkemece bu yönde yeterli ve hükme elverişli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

Hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla 4721 s. Türk Medeni Kanununun (TMK) 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989., tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Öte yandan, bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır. İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke TMK'nin 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1. fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle, yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle, "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı” ilkeleri 8.11.1991 tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İçtdihadı Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

Hal böyle olunca, davacının 30.04.2012 tarihindeki dilekçesinde tanık deliline dayandığı gözetilerek tanık listesi vermesine imkan verilmesi, dava konusu taşınmazların akit tarihi itibariyle gerçek değerleri belirlenerek her bir davalının akit tarihi itibariyle bu bedeli mi yoksa bunun dışında bir bedel mi ödediklerinin belirlenmesi, ikinci el konumundaki tüm dahili davalıların iyiniyetli olup olmadıkların araştırılması, "iyiniyet" kuralının kamu düzeniyle ilgili olması bakımından gerek re'sen gerekse tarafların dayandığı tüm delillerin toplanması ve yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilip yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/5877, K. 2017/7451, 18 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/5877
Karar No
2017/7451
Tarih
18 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/5884 K.2017/11788
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/5886 K.2017/11799
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/5889 K.2017/11796
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/5940 K.2017/11789
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/5952 K.2017/11786
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/5954 K.2017/11785

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.