KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/6123 E., 2017/5101 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2017
- Dava türü
- ECRİMİSİL
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı, 3 parselde kayıtlı taşınmazda paydaş olan ...'ın taşınmazın tümünü kullanması nedeniyle 31/08/2007 tarihi ile 31/08/2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ecrimisil bedeli olarak 9.273,00 TL alacağın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, taşınmazda paydaş olduğunu ve şimdiye kadar herhangi bir uyarı yapılmadığını, paydaşların birbirinden ecrimisil istemesinin ihtar koşuluna bağlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairece "...kayyım tarafından dava açılırken herhangi bir harç yatırılmadığı gibi, yargılama sırasında da harç ikmali yapılmadığı anlaşılmakla harç yatırılması gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacının, ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/1159 Esas sayılı dosyasında verilen kararla Türk Medeni Kanununun 426.maddesi uyarınca "Temsil Kayyımı" olarak atandığı halde mahkemece davacının, Türk Medeni Kanununun 427.maddesinde tanımlanan "Yönetim Kayyımı" olarak değerlendirilmesi ve işin esasına girilerek hüküm tesis edilmesi isabetsizdir.
Hal böyle olunca, davanın, davacı taraf sıfatı yokluğundan reddi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/6123, K. 2017/5101, 9 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama