İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/6997 K.2015/9243

Taraflar arasındaki davadan dolayı Bursa 6. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.11.2013 gün ve 2011/126 Esas - 2013/500 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 12.01.2015 gün ve 1946-60 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından…

Esas2015/6997Karar2015/9243Tarih22 Haziran 2015Okuma6 dk · 1.126 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2015/6997 E., 2015/9243 K.·Mahkemesi : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Haziran 2015
Tarihi
05/11/2013
Numarası
2011/126-2013/500
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.126 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki davadan dolayı Bursa 6. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.11.2013 gün ve 2011/126 Esas - 2013/500 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 12.01.2015 gün ve 1946-60 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkin olup, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece onanmış, davacı karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.

Davacı, davalı kardeşini Bursa’daki 11 nolu parseline inşaat yapması ve bu işle ilgili işlemleri gerçekleştirmesi için vekil tayin ettiğini ancak vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazı önce eşine temlik edip bilahare satın alma yolu ile adına tescil ettirdiğini ileri sürüp iptal tescil isteğinde bulunmuştur.

Davalı cevap dilekçesinde usulüne uygun vekaletname ile taşınmazı eşine sattığını, davacının ancak satış bedelini isteyebileceğini kaldı ki bedeli de davacıya ödediğini bildirip davanın reddini savunmuş, bilahare taşınmazı kendi parası ile satın aldığı halde Maliyeye olan borcu nedeniyle davacı adına tescil ettirdiğini, binayı da kendi parası ile yaptırdığını bu nedenle vekaletnameyi kullanarak taşınmazı adına tescil ettirdiğini bildirmiştir.

Davacının 24.3.2005 tarihinde Bursa 7. noterliğinde düzenlenen vekaletname ile maliki olduğu 11 sayılı parsele inşaat yaptırması, bununla ilgili işlemleri gerçekleştirmesi için satış yetkisi de içerir biçimde davalıyı vekil tayin ettiği, davalının taşınmazı vekâletten 24.6.2007 tarihinde eşi Senem'e 16.500 lira bedelle satış suretiyle temlik ettiği, Senem’in de 22.12.2008 tarihinde yine 16500 lira bedelle davalıya aktardığı kayden sabittir.

Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekalet aktini düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

6098 s. Türk Borçlar Kanununda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s. Borçlar Kanununun 390.) maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.

./..

Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.

Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.

(TBK'nin 504/1) Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin son fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Bu sorumluluk BK'de daha hafif olan işçinin sorumluluğuna kıyasen belirlenirken, TBK'de benzer alanda iş ve hizmetleri üslenen basiretli bir vekilinin sorumluluğu esas alınarak daha da ağırlaştırılmıştır.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi 4721 s. Türk Medeni Kanunun (TMK) 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, TMK'nin 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olayda davalı, taşınmazı satın alıp davacı adına tescil ettirdiğini savunmuş ise de, bu savunmanın 05.02.1947 gün 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca yazılı delille kanıtlanabileceği kuşkusuzdur. Öte yandan aslolan arz olup, binanın bütünleyici parça ve arzın mülkiyetine tabi olduğu kuralı karşısında davalı ancak binanın yapımından dolayı harcadığı paraları isteyebilecektedir.

Bir başka hususta çekişmeli taşınmazın temlikinde kullanılan vekaletnamenin geçerli olduğu açıktır. Ancak temlikin doğru ve sağlıklı olduğunun kabul edilebilmesi için vekâletnamenin geçerli olması yanında taşınmazın gerçek yada gerçeğe yakın bir bedelle temlik edilmesi asıldır. Çok düşük, sembolik bedelle yapılan intikalde malikin zararlandırıldığı kabul edilmelidir.

Eldeki davada, her iki temlikte gösterilen bedel de 16.500 lira olup, mahkemece taşınmazın vekâletname verildiği tarihteki ve dava tarihindeki bedelleri belirlenmiş, akit tarihlerindeki bedelleri belirlenmemiştir.

../...

Hâl böyle olunca, binanın arzın bütünleyici parçası olduğu gözetilerek taşınmazın üzerindeki bina ile birlikte akit tarihlerindeki değerinin belirlenmesi davalı tarafından değişik tarihlerde davacıya 50.160 liranın satış bedeli olarak mı yoksa davacı tarafından hayvan alınması için mi gönderildiğinin tanıklardan yeniden sorulması, satış bedeli olduğunun belirlenmesi halinde saptanacak bedelle kıyaslanarak davacının zararlandırılıp zararlandırılmadığının açıklığa kavuşturulması, zararlandırıldığı saptanır ise, davanın kabul edilmesi aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Anılan husus, karar düzeltme isteği üzerine yeniden yapılan inceleme sonunda anlaşıldığından, davacının karar düzeltme isteğinin HUMK.’nun 440. maddesi uyarınca kabulüne, Dairenin 12.01.2015 gün ve 2014/1946 E. 2015/60 K. sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, 05/11/2013 gün ve 2011/126 E. 2013/500 K. sayılı yerel mahkeme kararının açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.06.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Davacı kayden maliki olduğu 2099 ada 11 parsel sayılı taşınmaza inşaat yaptırması, yola ve yeşil sahaya terk, gerektiğinde takrir verebilmesi için kardeşi olan davalıyı vekil tayin ettiğini, davalının vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle dava konusu taşınmazı önce 24.06.2008 tarihinde karısı Senem'e devrettiğini, daha sonra 22.12.2008 tarihinde satış suretiyle kendi üzerine devraldığını ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.

.../....

Davalı taşınmazı parasını ödemek suretiyle satın aldığını, yapılan satışın gerçek satış olduğunu, vekâlet görevinin kötüye kullanılmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Dava vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davalı taşınmaz bedelini ödediğini ileri sürdüğüne göre savunmasını HMK'nun 200.maddesi uyarınca ancak yazılı belge ile yada aynı kanunun 202.maddesi kapsamında delil başlangıcı var ise tanıkla ispat edebilecektir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davalının muhtelif tarihlerde EFT yoluyla davacıya toplam 50.160.-TL para gönderdiği, mahkemece yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporunda belirlenen arsa bedeli ile gönderilen paranın uyum sağladığı, bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğu, bunun aksinin de aynı kuvvette bir delille kanıtlanamadığına göre mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı düşüncesi ile Sayın çoğunluğun onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerektiği şeklindeki düşüncesine katılmıyoruz.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/6997, K. 2015/9243, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/6997
Karar No
2015/9243
Tarih
22 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/6998 K.2015/12978
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/6999 K.2015/9253
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/7000 K.2015/10055
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/7000 K.2015/22403
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/7000 K.2015/12229
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/7001 K.2015/20143

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.