KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/7468 E., 2018/741 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın usûlden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu taşınmazın bankaya olan borcu nedeni ile haczedilip satış aşamasına geldiğini, bankaya olan borcun ödenmesi yerine ihaleye davalının girmesinin kararlaştırıldığını, davalı ile inançlı temlik işlemi yapıldığını, borcun ödenip taşınmazı almak istediğinde geri verilmediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalıya gönderilen tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece, davalının ... adresinin tespit edilerek mahkemeye bildirilmesi aksi takdirde HMK’nun 119.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılacağı hususunda davacı vekiline ihtaratlı tebligatın 05.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği ancak davacı vekilinin verilen süre içerisinde adres bildirmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacının dava açarken davalının adresi olarak ... mah. ... sok. No:17 .../... adresini gösterdiği, gönderilen tebligatın tanınmadığından bahisle bila tebliğ döndüğü, mahkemece davalının adresinin tespiti için ...
Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı ekindeki tutanakta “......’de yaşamadığı, şahsın ... ülkesinde yaşadığı..” belirtildiği, bunun üzerine mahkemece davacı vekiline davalının tebligata yarar açık adresini bildirmek üzere gönderilen ihtaratlı tebligatın davacı vekiline 22.10.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin mahkemeye verdiği 31.10.2012 tarihli dilekçe ile adres bilgisinin temin edilemediğini uyap- mernisten adres bilgisinin sorgulanarak Tebligat Kanunun 21.maddesine göre tebligatın çıkartılmasının talep edildiği, mahkemece yapılan adres sorgusunda davalının adresinin tespit edilemediği,
bu defa davacı vekiline davalının ... adresinin tespit edilip bildirilmek üzere gönderilen ihtaratlı tebligatın davacı vekiline 05.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin de hükümden önce 12.04.2013 havale tarihli dilekçe ile davalının adresini bildirir dilekçeyi mahkemeye bildirdiği, ancak, mahkemece buna itibar edilmeyerek HMK’nun 119. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
Gerçektende, HMK’nun 119/1-b maddesinde davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlardır. HMK’nun 119. maddesinin uygulanabilmesi için dilekçede davalının adresinin hiç gösterilmemiş olması gerekir.
Somut olayda dava dilekçesinde davalının adresi bildirilmiş ancak tanınmadığından bahisle tebligat yapılmamıştır.
Nitekim mahkemece yapılan araştırma sonunda davalının ... yaşadığı bildirilmiş bu aşamada davacı davalının ... adresini bildirmiştir.
Bu durumda HMK’nun 119/1-b maddesinin koşullarının gerçekleştiği söylenemez.
Hal böyle olunca bildirilen adrese tebligat yapılarak işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/7468, K. 2018/741, 5 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama