KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/9097 E., 2018/8228 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 2005 yılının ... ayı itibarı ile 30,000 TL'yi bulan banka kredi borçlarını ödeyemez duruma düşünce dava konusu 2 nolu bağımsız bölümü satarak borçlarını kapatmak istemesi üzerine, arkadaşı olan davalı ...’nın, "bu kadar para için ev satılmaz, sen bana geçici olarak evini satış göster hem ticari kredimi yükseltirim hem de bu evi ipotek yaparak ihtiyacın olan 30.000 TL krediyi alıp sana veririm, kredi taksitleri bitince evin tapusunu tekrar geri veririm böylece hem senin işin görülmüş olur, hem benim ticari kredi limitim yükselir, sen evde oturmaya devam et, neden tek varlığın olan evi kaybedeceksin" telkini üzerine,
23.08.2005 tarihli muvazaa sözleşmesi düzenleyip aynı tarihte tapuda devir işlemi yapıldığını, davalı ...'nın taşınmazı ipotek ederek ve 30.000 TL kredi alarak kendisine verdiğini, 24.05.2005 tarihinden itibaren aylık olarak kredi taksitlerini ödemeye başladığını, 28.05.2007 tarihine kadar 21 adedini ödediğini, bu taksitten sonra ödeme gücünün kalmadığını, taşınmazı satarak borcunu ödemeyi düşünmesi üzerine davalının "krediyi ben öderim, durumun düzelince bana ödersin" demesi üzerine dava konusu taşınmazda oturmaya devam ettiğini, davalı ... 'nın,
kredi temin etmek amacı ile borcu biten taşınmazı kiracısı olan diğer davalı ...’e 22.12.2009 tarihinde temlik ettiğini, 55.000 TL kredi kullandırdığını, bu parayı da Fatma’nın aldığını, ilk devredildiği tarihten beri dava konusu taşınmazda oturduğunu, geçen süre içeresinde davalılardan taşınmazın boşaltması konusunda bir ihtar gelmediğini, bu nedenle davalıların iyiniyetli olmadıklarını ileri sürerek 105 ada 14 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının 30.000 TL bedel karşılığında davaya konu taşınmaz davalı ...’ya sattığını, davacı tarafından sunulan muvazaa sözleşmesinin geçerli olmadığını, davacının kendi muvazaasına dayanamayacağını, taraflar arasında imzalanan diğer sözleşmenin bir inanç sözleşmesi olduğunu, kendi edimini yerine getirerek kredi borçlarını ödemeyen davacının karşı edimi talep edemeyeceğini, davalı ...’e yapılan satışın muvazaalı olmadığını, Kamil’in iyiniyetli olarak taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmışlar, kredi ödemesi olan 41.558,64 TL'nin depo edilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, verilen kesin süreye rağmen davacının kalan borcunu depo etmediği, davacının kendi edimini yerine getirmeden açtığı tapu iptali ve tescil davasının dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
35.90. -O · 35.90.-TL
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/9097, K. 2018/8228, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama