KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/996 E., 2017/4239 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2017
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar asıl davada ; mirasbırakan ... ...’nin maliki olduğu 161 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 1.kat 2 no’lu bağımsız bölümü davalı oğlu ...’ye satış gösterilmek suretiyle muvazaalı olarak temlik ettiğini,birleştirilen davada ise mirasbırakanın 161 ada 6 parsel sayılı taşınmazını oğlu ..’e devrini sağlamak ve diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla satış gösterilmek suretiyle ve muvazaalı olarak davalı oğlu ..’in arkadaşı ...’ya, ...’nın da yine muvazaalı olarak davalı ...’in bacanağı davalı ...’a temlik ettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adlarına tescile olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir. .
Asıl davada davalı ...; çekişme konusu 1. kat 2 no’lu bağımsız bölümü kendisinin yaptırmış olması nedeniyle mirasbırakan babası tarafından temlikin yapıldığını, arsa payının bedelini mirasbırakana ödediğini ve muvazaanın sözkonusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalı ... çekişme konusu 6 parsel sayılı taşınmazı mirasbırakandan parasını ödeyerek satın aldığını ve ekonomik krizin yaşandığı bir dönemde davalı ...’in bacanağı olan davalı ...’a 35.000-TL bedelle sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalı ...; çekişme konusu 6 parsel sayılı taşınmazı ev yaptırmak ya da bahçe olarak kullanmak amacıyla davalı ...’dan satın aldığını, alım gücünün bulunduğunu, bedelin bir kısmını nakten, bir kısmını banka aracılığı ve senet tanzim etmek suretiyle ödediğini, muvazaanın sözkonusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Karar asıl davada davalı ... vekili ile birleştirilen davada davalılar ... ve ... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla,Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil,terditli olarak tenkis isteklerine ilişkindir.
Mahkemece temliklerin muvazaalı olduğu saptanarak asıl ve birleştirilen davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Birleştirilen davada davalı ... ve ...’in tüm temyiz itirazları, asıl davada davalı ...’in öteki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Asıl davada davalı ...’in vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazına gelince;
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 323/1-ğ bendine göre vekille takip edilen davalarda kanun gereğince taktir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamında olup yine aynı yasanın yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 326. maddesine göre “ Kanunda yazılı haller dışında,yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa,mahkeme yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi,müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.
Ne varki; mahkemece asıl dava ile ilgili hükmün yargılama giderleri kısmında kendilerini vekille temsil ettiren davacılar yararına dava dilekçesinde gösterilen ve harcı yatırılan 10.000-Tl dava değeri üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mükerrer biçimde 3.550,00-Tl vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden asıl davaya ilişkin hükmün
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/996, K. 2017/4239, 13 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama