KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/10203 E., 2019/3311 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakan babaları ...’nin ... parsel sayılı taşınmazını 15.05.2001 tarihinde satış göstermek suretiyle oğlu olan davalı ...’e devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin mal satmaya ihtiyacının olmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, mirasbırakan tarafından davacıya da 21 dönümlük çayır vasıflı taşınmazın uygun fiyata satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ... 'nin 07.09.2004 tarihinde ölümü ile geriye davacı oğlu ..., davalı oğlu ... ile dava dışı çocukları ..., ..., ..., ..., ..., ...'nın mirasçı olarak kaldıkları, mirasbırakanın dava konusu ... parsel sayılı taşınmazını 15.05.2001 tarihinde satış suretiyle davalı oğlu ...'e temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği ve Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesinde düzenlendiği üzere "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Yine 6100 sayılı HMK'nun 190/1.maddesi gereğince "ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Somut olaya gelince; dinlenen davacı tanıkları satış işlemine ilişkin bilgilerinin olmadığını bildirmişler, temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığı yönünde beyanda bulunmamışlardır. Tarafların kardeşi davalı tanığı Dilek ise mirasçılar arasında paylaştırma yapıldığını, kız kardeşlerin haklarından vazgeçtiklerini, davacıya miras hakkı olarak 20-21 dekar tarla, davalıya da dava konusu taşınmazın verildiğini ifade etmiştir. Dolayısıyla temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kanıtlanmış değildir.
Hal böyle olunca, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/10203, K. 2019/3311, 23 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama