KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/10505 E., 2019/3502 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL - ECRİMİSİL
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan babaları ...'un ... parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümünü satış göstermek suretiyle ikinci eşinin kızı olan davalı ...’ye devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, muvazaalı işlemin tarafı olan davalının iyiniyetli sayılamayacağını ileri sürerek, tapunun iptali ile miras payları oranında adlarına tescil ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, mirasbırakanın emekli olduktan sonra ...'ya yerleşmek için evini satılığa çıkardığını, ...'de üniversitede okuyan oğlu bulunması nedeniyle taşınmazı satın aldığını, satış bedelinin de eşi tarafından mirasbırakana elden ödendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mirasbırakan tarafından yapılan temlikin gerçek bir satış işlemi olduğu gerekçesi ile davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; ‘’ ...
Somut olaya gelince; tanık anlatımlarından, murisin davacı çocukları ile ilişkisinin iyi olmadığı, davacıların annelerinin vefatından sonra teyzeleri tarafından büyütüldüğü, davalının taşınmazın resmi akitte gösterilen bedel karşılığında satın alındığını ve akitteki değerin taşınmazın gerçek değerinden fazla olduğunu savunmasına karşın akitteki satış bedeli ile taşınmazın temlik tarihindeki gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu,
yine murisin o tarihe kadar ikamet etmekte olduğu taşınmazı ...'da yazlık ev alarak oraya yerleşmek niyetiyle sattığı ileri sürülmüş olmasına rağmen, murisin taşınmazın devrinden sonra ...'ya yerleştiğine dair bir kanıt bulunmadığı gibi ölünceye kadar çekişme konusu taşınmazda oturduğu, ayrıca devir tarihinde çalıştığı ve mal satmaya ihtiyacının bulunmadığı hususları yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, temlikin muvazaalı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Hâl böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. ...’’ gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/10505, K. 2019/3502, 30 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama