KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/11745 E., 2017/3969 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2017
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar, ortak mirasbırakanları ...’ın maliki olduğu 839, 864, 866, 93, 23, 135, 136, 146, 193, 248, 249, 250 ve 351 parsel sayılı taşınmazlarını mirastan mal kaçırmak amacıyla davalı oğluna satış yoluyla devrettiğini, yapılan temlikin bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, yeni oluşan imar parselleri üzerinden miras payları oranında iptal ve adlarına tescilini istemişler, yargılama sırasında davacılardan ... davasından feragat etmiştir.
Davalı, mirasbırakan babası ...’ın paylaştırma iradesi ile diğer mirasçılara da daireler satın aldığını, öte yandan mirasbırakandan intikal eden taşınmazlarda taksim sırasında kendisine daha az yer verildiğini, muvazaa iddiasının yerinde olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, asıl ve birleştirilen davaların diğer davacıları bakımından HUMK’nun 409/5-6. maddeleri gereğince davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen karar, Dairece; ‘’ usulüne uygun bir kesin süre bulunduğundan söz edilemeyeceği ve buna bağlı olarak da dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilemeyeceği gibi, davacılar vekili tarafından 13/02/2009 tarihinde noksan harcın yatırıldığına dair banka dekontu dosyaya sunulduğuna göre işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi" gerektiği gerekçesi ile bozulmuş,
mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davada davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davacılar bakımından ise mirasbırakanın paylaştırma iradesi ile hareket ettiği gerekçesiyle davaların esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davacılar ... vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 19.04.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı-karşı davacı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı ... vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/11745, K. 2017/3969, 10 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama